YSK gerekçeyi açıkladı

Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin 4’e karşı 7 üyenin oy çokluğuyla aldığı kararın 250 sayfalık gerekçesini 16 gün sonra açıkladı. YSK’nın, 6 Mayıs tarihli kısa kararında seçimin iptal sebebi olarak sadece sandık kurullarının kurulmasındaki usulsüzlükler gösterilirken, gerekçeli kararda sayım döküm cetvelleri ve tutanaklardaki usulsüzlüklerin de iptal sebebi olarak gösterilmesi dikkat çekti.

YÜKSEK Seçim Kurulu’nun (YSK), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptali kararının gerekçesinde, kanunun açık hükmüne rağmen 754 sandık başkanının ve 3 bin 500 sandık kurulu üyesinin kamu görevlisi olmadığının, KHK’lı 6 sandık kurulu başkanı ve 3 sandık kurulu görevlisi olduğunun tespit edildiği de belirtildi.

GÜVENİLİRLİĞİ ZEDELENDİ

Gerekçeli kararda, “İstanbul genelinde, sayım döküm cetveli olmayan veya imzasız olmakla esasen yok hükmünde 108 sandıktaki oy kullanan seçmen sayısı 30 bin 281’dir. Sonucu belirlenmesinde önemli unsurlardan biri sayım döküm cetvellerinin düzenlenmemiş olması, sandıklardaki seçim sonucunun güvenilirliğini ciddi biçimde zedelemektedir” denildi.

212 BİN 276 SEÇMEN

YSK’nın, sandık kurulu başkanları ile ilgili bir içtihadı olmadığı belirtilen kararda özetle şöyle denildi: “Sandık kurulu başkanlarının geniş yetki ve görevleri, seçimin güvenilirliğini sağlamak için getirilen şekil şartlarına uyulmaması ve siyasi partilerle listelerin paylaşılmaması suretiyle siyasi partilerin etkili bir itiraz yolu kullanamadıkları dikkate alındığında; sandık kurulu başkanlarının kanun hükmüne aykırı olarak belirlendiği 754 adet sandıkta oy kullanan seçmen sayısının, 212 bin 276 ve CHP adayı ile AK Parti adayı arasındaki oy farkının 13 bin 729 olması nedeniyle, 754 sandıkta sandık kurulu başkanlarının kanun hükmüne aykırı olarak belirlenmesi ve bu şekilde oluşan sandık kurullarının yaptıkları seçim iş ve işlemlerine itibar edilemeyecek olması, sonuca müessir olay ve haller kapsamında değerlendirilerek seçimin neticesine müessir görülmüştür.

20 KAT FARK VAR

Seçmen listesinde yapılan bütün maddi hatalar ve/veya kasti yanlışlıklar ve kanuna aykırılıklar sebebiyle gerçek durumu tespit edilemeyen şüpheli oy sayısını 300 binden fazla olduğu, bu sayının AK Parti ve CHP adayları arasındaki fark olan 13 bin 742’den (Oy farkının yaklaşık 20 katı) fazla olduğu tespit edilmiştir.

BOŞ CETVELLER

Sayım döküm cetveli boş olan sandıklara ilişkin olarak yapılan incelemede; Ataşehir 1. İlçe 1340 numaralı sandığa ait, Beykoz’da 1312 numaralı sandığa ait, Beylikdüzü’nde 1300 numaralı sandığa ait, Esenyurt 1. İlçe 1289 numaralı sandığa ait, Esenyurt 2. İlçe 2086 ve 2129 numaralı sandıklara ait, Gaziosmanpaşa 3. İlçe 3302 numaralı sandığa ait, Kadıköy 1. İlçe 1195 numaralı sandığa ait, Kartal 1. İlçe 1006 numaralı sandıklara ait, Sancaktepe 1. İlçe 1266 numaralı sandığa ait, Sarıyer 1. İlçe 1122 numaralı sandıklara ait, Şile İlçesinde 1001 numaralı sandığa ait, Zeytinburnu 1. İlçe 1040, 1043, 1044, 1057, 1114 ve 1212 numaralı sandıklarda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ait sayım döküm cetvellerinin boş olduğu tespit edilmiştir.

706 USULSÜZ OY

İncelemeler sonucunda 377 kısıtlının oy kullandığı, 6 sandıkta ölülerin yerine oy kullanıldığı, 41 sandıkta ceza infaz kurumunda bulunan tutuklu ve taksirli suçlardan hükümlülerin yerine oy kullanıldığı, 58 sandıkta ceza infaz kurumundaki hükümlülerin yerine oy kullanıldığı, 224 zihinsel engeli nedeniyle kısıtlı olan kişinin oy kullandığı tespit edilmiştir. Bu şekilde oy kullanma hakkı olmamasına karşın oy kullandığı tespit edilen kişi sayısının 706 olduğu görülmüştür.” – Oya ARMUTÇU / ANKARA

KARŞI OYLARIN GEREKÇELERİ

– YSK Başkanı Sadi Güven, “Sandık başkanına itiraz edilen 754 sandığın 750’sinde AK Parti görevlisi vardı” diyerek iptale şöyle karşı çıktı: “Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam kanunsuzluk halini oluşturmaz. Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin kesinleşmesinden sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o seçimlerin iptali için tek başına bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez. 5 kişisi siyasi parti temsilcisi olup 7 kişiden oluşan sandık kurulunda siyasi partili üyelerle birlikte görev yapan usulsüz atanmış sandık kurulu başkanının İBB Başkanlığı seçimine ilişkin maddi hatalar giderilip geçersiz oyların tamamının yeniden sayılması karşısında tek başına seçimin neticesine tesir ettiğine ilişkin seçimin iptalini gerektirir tespit olmadığından sayın çoğunluğun seçimin iptali ile yenilenmesine ilişkin kararına katılınamamıştır.”

– Cengiz Topaktaş, “Sandık kurulunun oluşumunda bir hata varsa bunun sorumluluğu seçmenlere yüklenemez” dedi.

– Yunus Aykın, “Gerçekleştiği iddia edilen olaylar ve ileri sürülen hukuki sebeplerin seçimin sonucuna müessir olmadığından, verilen karara katılmıyorum” dedi.

– Kürşat Hamurcu ise, “Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmadığı sandıklarda, oy kullanan seçmenin oyunun, hangi neden ve gerekçeyle geçersiz sayılması gerektiğine ilişkin itiraz eden tarafından hiçbir somut kanıt ve belge sunulmamıştır. Seçim hukukuna egemen olan serbest genel oy, eşit, tek dereceli gizli oy, açık sayım ve döküm ilkelerinin hangisinin kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanı tarafından ihlal edildiği, hiçbir şekilde ortaya konulmamıştır” dedi.

‘SON CÜMLESİNE BAKIN’

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, YSK’nın İstanbul seçimine ilişkin gerekçeli kararını özetle şöyle değerlendirdi:

– Sandık kurullarının oluşumu gerekçe gösterilerek seçimlerin iptal edilmesi, seçmen iradesinin üstünlüğü ilkesine aykırı olmuştur ve millet iradesi cezalandırılmıştır.

– Sayım cetvellerinde eksiklikten bahsedilirken şöyle denmektedir: “Seçim sayım cetvellerinde eksiklik, seçim sonuçlarına müessir olmamakla birlikte sandık kurullarının yanlış oluşturulmasıyla birlikte yeniden değerlendirilmiştir.” Bu ne demek efendim. Hem gerekçeli kısa kararın, gerekçeli kararda dışına çıkılmaya çalışılmış ama bu müessir olmamakla birlikte ben bunları da dikkate alarak değerlendirdim gibi ortaya karışık gerekçe ile seçimin iptal edildiği görülmüştür.

– YSK’nın gerekçeli kararının hiçbir yerinde çalma çırpma gibi tek bir kelime yer almamıştır. Bu çalma ve çırpma iddiasında bulunanlar milletin karşısına çıkıp ne söyleyeceklerdir merak ediyorum.

– YSK Başkanı Sadi Güven’in gerekçesinin son cümlelerine bakmak yetiyor. Sadi Güven diyor ki: ‘Burada sonucu etkileyecek bir tek tespit yoktur’ diyor. Ben de soruyorum. Buna imza atan YSK üyeleri bu ayıbı nasıl temizleyecek, nasıl evlatlarının yüzüne bakacaklardır.”Rifat BAŞARAN