50 mekan bulundu

Kadıköy Emek Tiyatrosu rnrn2012 Yılında Pınar Yıldırım tarafından kurulan Kadıköy Emek Tiyatrosu, motivasyonunu kolektivizmle güçlendiren, bulunduğu coğrafya ve evrensel sorunları içinde barındıran, anlatısını masalların günümüz gerçekliğiyle biçimlendiren bir tiyatrodur.rnrnMasalları günümüz gerçekliğiyle biçimlendiren Kadıköy Emek Tiyatrosu, fuayesinden kulisine,mutfağından girişine kadar Masal Circusları konsepti ile artık seyircisine kapılarını aralıyor.rnrn Oyunlarımızdan rnrn- Sevmekten Öldü Desinlerrnrn- Biraz Sen Biraz Benrnrn- Sadece Diktatörrnrn- Babilrnrn- Nâzım Hikmet Memleketrnrn- Öteki Vagonrnrn- Küskün Müzikalrnrn- 11’e 11rnrn- Kırmızı Yorgunlarırnrn- ÖtekirnrnAtölyelerimizrnrn- Oyun Çıkarma Atölyesirnrn- Yazarlık Atölyesirnrn

Yeldeğirmeni Sanat’ın binası, Sainte-Euphemie Ortaokulu’nun bir parçası olan Notre Dame du Rosaire Kilisesi olarak inşa edilmiştir.İstanbul’un Kadıköy İlçesinde Haydarpaşa mevkiinde,Yel değirmeni semti adıyla da anılan Rasimpaşa Mahallesi’nde,Taşlıbayır ve İskele Sokaklarının kesişimin de yer almaktadır.rnSainte -Euphemie Ortaokulu kompleksi, özgün durumda manastır,kilise ve okul binası olmak üzere üç birimden oluşuyor.Manastır ve kilise bodrum üzerine 3 kat halinde,yığma olarak inşa edilmiştir.Kilise yapısının girişinde “Eglise N.D.Du Rosaire”,”Notre Dame Du Rosaire Kilisesi” ifadesi dikkat çekmektedir.Yapı ile ilgili BOA’DE bulunan çizimlerden birisi üzerinde küçük ölçekli kilise yapıları için kullanılan “Chapelle” (Şapel) ifadesi de yer almaktadır.Yapının mimarı ile ilgili kesin bir bilgiye ulaşılamamış olmakla birlikte yapının lise arşivindeki çizimlerin kopyalarında “E. Girije” olarak okunabilen imza dikkat çekmektedir.Bununla birlikte kilisenin mimarının kendisine yapısal olarak çok benzeyen ve 1894 yılında inşa edilmiş olan St. Joseph Lisesi bünyesindeki kilisenin mimarıyla aynı kişi olabileceği düşünülmektedir.rnSt. Joseph Lisesi bünyesindeki kilisenin mimarı Perpignani, Michelini ve mühendis Augier gibi isimler anılmaktadır.rnOkulun 1911 yılında geçirdiği yangın sonucunda, manastır ve kilise bölümleri büyük ölçüde,okul binası ise kısmen hasar görmüştür.O dönemin Fransa Hükümeti onarımı üstlenmiştir.Bahçenin kuzeyine yerleşmiş okul binası,1935 yılında Maarif Vekaleti’ne (Milli Eğitim Bakanlığı) devredilmiştir.1950 yılına kadar 3.Orta Mektep adıyla anılan okul,daha sonra Kemal Atatürk Lisesi adıyla anılmaya başlanmıştır.Kilise, 1980’li yıllarda spor salonu olarak kullanılmaya başlanmış,1999 depreminin ardından tahliye edilmiştir.rn19. yüzyıl Tanzimat rejiminin getirdiği haklar sayesinde inşa edilen ve tarihsel mimarlık anıtı olan eski Fransız Kilisesi Kadıköy Belediyesi tarafından 2013 yılında kamulaştırılarak restore edilmiştir. Sanat Merkezi olarak hazırlanan binanın her iki katında da; konser, tiyatro, konferans, toplantı gibi etkinliklerin gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Yeldeğirmeni Sanat etkinliklerine 14 mart 2014 tarihinde başlanmıştır

Caddebostan Kültür Merkezi (CKM), sanat dünyasına damga vuran etkinliklerle Anadolu Yakası’nın en önemli kültür merkezlerinden biridir.rnrnBüyük salonunda 655, küçük salonunda 126 seyirci ağırlayabilen CKM, tiyatro oyunlarına, caz ve klasik konserlere, sinema gösterimlerine, ulusal ve uluslararası sanatçıların sergi ve panellerine ev sahipliği yapıyor.rnrnAnadolu Yakası'ndaki kültür ve sanat faaliyetlerinin eksikliğini ortadan kaldırmak amacıyla, Kadıköy Belediyesi'nin 05 Aralık 2003 tarihinde yapımını başlattığı Caddebostan Kültür Merkezi, 11 Aralık 2005’te Fazıl Say, 14 Aralık 2005’te Sertap Erener ve 21 Aralık 2005’te Erol Evgin konserleriyle sanatseverlere kapılarını açtı.rnrn19 bin metrekarelik alana inşa edilen Caddebostan Kültür Merkezi (CKM), tiyatro, konferans, sinema ve sergi salonlarıyla aynı anda 3 bin kişiyi konuk edecek şekilde planlandı.rnrnKültür merkezimiz bünyesinde barındırdığı 8 sinema salonu, kitabevi, restoran, spor salonu, butik sanat kütüphanesi, sanat galerisi, 2 adet fuaye sergi alanı, 2 adet 125 kişilik ve 1 adet 656 kişilik çok amaçlı salonuyla tam bir kültür merkezi özelliği taşımaktadır.rnrnCKM, sezonda ortalama 1 milyon ziyaretçisi ile Türkiye'nin en önemli kültür merkezleri arasında yer almaktadır.rnrn11. yılını kutlayan CKM bu yıl da çok sayıda etkinlikle kültür-sanat hayatımıza renk katmaya devam edecektir.

1906 yılında inşa edilmiş, bugüne değin konut olarak kullanılan, Kadıköy Belediyesi tarafından restore edilerek 30 Eylül 2016’da açılışı gerçekleştirilen Karikatür Evi, bir kültür ve sanat kenti olan Kadıköy’de karikatür sanatının gelişmesini, karikatürü her yaştan Kadıköylü ile buluşturmayı, aynı zamanda karikatür sanatını geleceğe aktaracak eğitim odağını yaratmayı hedeflemektedir.rnrnKarikatür Evi, eleştirel akıl ve mizah kültürünün gelişmesi, tarih boyunca karikatürün ifade ettiği değerlerin yaşatılması ve geniş kesimlere ulaştırılması için yarışma, panel, konferans ve sergilerle yurttaşlara ulaşacaktır.rnrnBaşta Türkiye karikatürü olmak üzere, karikatür belleğini de barındıracak bir arşiv ve kütüphaneye sahip olacak. Türkiye karikatürünün tarihsel gelişiminin arşivi, bu gelişim içinde üretilen ürünlerin envanterini gelecek kuşaklara aktarılmak üzere Karikatür Evi’nin belleğinde olacak. Gazete, dergi, kitap ve dijital mecralar başta olmak üzere birçok alanda çizgilerle özel bir dil oluşturan karikatür sanatını sevenlerin buluşma noktası olacak.rnrnKarikatür odaklı araştırma, kaynak veri anlamında bir başvuru adresi olacaktır. Lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin, bağımsız araştırmacıların ve konuya meraklı yurttaşların faydalanacağı arşiviyle karikatürle buluşmak isteyen herkese kapıları açık olacaktır.rnrn Karikatür Evi Çalışma Saatleri: rnrnSalı-Cuma 09.00-18.00, Cumartesi-Pazar 10.00-19.00, Pazartesi kapalı.rnrn Etkinlik Yönetimi rnrnAtölyeler (karikatür, çizgi roman, illüstrasyon vd. çizgi alanlarında),rnAnma ve söyleşiler (çizer ve çizgiye dair yazarlarla tematik olarak),rnBuluşmalar (imza, amatör günleri),rnSergiler.rnrn Kütüphane ve Arşiv rnrnTürkiye karikatürünün belleğini bir araya getirecek nitelikli bir arşiv çalışması Karikatür Evi’nin önemli başlıklarından biridir.rnrnKarikatür ve çizgi alanında;rnrnÇıkmış bütün dergilerin,rnYayımlanmış ciltlerin,rnGazetelerde yer alan çizim serilerinin,rnTeknik, sanatsal ve anı kitaplarının,rnOsmanlıca ve farklı Anadolu dillerinde yayımlanmış karikatürlerin,rnrnDijital ve basılı hallerinin uygun arşiv sistemi içerisinde toplanması ve erişilebilirliğinin sağlanması hedeflenmektedir.rnrn Envanter Toplama rnrnUsta çizerlerin orijinal çizimlerinin toplanması,rnSergi ve yarışma envanterinin depolanması,rnTıpkıbasım vb. tekniklerle envanterin koruma altına alınması,rnrn Eğitim ve Aktarım rnrnKarikatür Evi her yaştan yurttaşa açık bir hizmet binası olmasının yanı sıra karikatür sanatının gelecek kuşaklara aktırılması hedefine uygun olarak çocuklar ve gençlere yönelik özel bir karikatür, çizgi okulu işlevi görecektir.rnrnDijital teknolojinin gelişimini de göz önünde bulundurarak, disiplinler arası bir bakış açısıyla eğitim ve aktarım işlevinin görülmesi için;rnrnÇocuklarla karikatüre giriş atölyeleri,rnGençlerle karikatür, çizgi roman, illüstrasyon atölyeleri,rnYaş gruplarına dönük karikatür yarışmaları düzenlenecektir.rnrn Sürekli Sergiler rnrnKarikatür Evi aynı zamanda süreli bir karikatür sergisi işlevi de görecektir. Yıllık planlama uyarınca gerçekleşecek bireysel ve karma sergilerle karikatür izlemek isteyen yurttaşlar Karikatür Evi’nde çeşitli sergiler bulacaklar.rnrnFarklı tema ve başlıklarda sürekli açık dijital ya da matbu karikatür sergilerinin açılması,rnOrganizasyonu yapılan yarışmaların çıktılarının sergilenmesi,rnDünyadan nitelikli karikatür sergilerinin dijital ya da matbu biçimde sergilenmesi.rnrn Karikatür Aktüalitesi rnrnKarikatürün tarihsel birikimi ile bugünün birleştirilmesi için Karikatür Evi içerisinde özel bir bakış açısı olacaktır. Bu anlamda karikatürün tarihsel evlerinin doğru anlatılması, el çiziminden dijital cihazlarla çizime değin, yolculuğun tüm evleri Karikatür Evi’nde yer bulacaktır.rnrnEleştirel mizahın, soyutlama ve incelikli düşünme kapasitesinin, espri yeteneğinin, yergiye karşı hoşgörünün buluşma noktası olan karikatürün dünyasındaki yerel ve evrensel gelişmeler Karikatür Evi tarafından takip edilecektir.rnrnGüncel karikatür dergilerinin ve ciltlerinin bulundurulması,rnÜlkemizde ve dünyada karikatür alanındaki gelişmelerin takibi,rnKarikatür sanatçıları ve kurumlarıyla bağlantı kurulması.

Mekteb-i Tıbbiyye-i Şâhâne (Sağlık Bilimleri Üniversitesi) rnrnÜniversitemizin eğitim verdiği Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Külliyesi, tıp eğitimi vermek üzere II. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan ilk tıp okuludur. Yapımına 1894’te başlanmış ve 1903 yılında tamamlanmıştır. Binanın açılışı ise II. Abdülhamid’in doğum günü olan 6 Kasım 1903 Cuma günü gerçekleştirilmiştir.rnrn rnrnMekteb-i Tıbbiye-i Şahane adıyla eğitime başlanan binanın mimari tasarımı, dönemin önde gelen mimarlarından Alexandre Vallaury ve Raimondo D'Aronco'ya aittir. Bina Haydarpaşa Askeri Hastanesi ve Selimiye kışlası mimari tarzıyla uyum içinde, 80 bin metrekarelik arsa üzerinde inşa edilmiştir. Dört kenarı koridorlarla çevrili dikdörtgen bir iç avlusu ile 54 bin metrekarelik inşaat alanına sahiptir.rnrn rnrnMekteb-i Tıbbiye-i Şahane, 1903-1909 yılları arasında Askeri Tıp Mektebi iken bu tarihten sonra sivil tıp mektebi olarak da hizmet vermiştir. Bünyesinde cerrahhane de barındıran Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, botanik bahçesi ve tıbbi bitkileri ile eczacı yetiştirilmesine de katkı sunmuştur. Baytar mektebi binanın hemen civarında kurulmuştur. Karşısında bulunan Haydarpaşa Asker Hastanesi, yeraltı tüneli ve raylı sistem ile Mektep binasıyla bağlantı sağlayarak öğrenciler için eğitim hastanesi olarak kullanılmıştır. Almanca, Fransızca ve Türkçe dillerinde eğitim verilen bu Tıp Mektebi’nden çok değerli siyasetçi ve bilim insanları yetişmiştir.rnrn rnrn1933 yılına kadar tıbbiye olarak hizmet veren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane, 1933-1983 yılları arasında Haydarpaşa Lisesi olarak eğitim vermiştir. 1983 yılında ise Marmara Üniversitesi’ne tahsis edilerek içerisinde Tıp Fakültesinin de bulunduğu eğitim külliyesi olarak hizmet vermiştir.rnrn rnrnMarmara Üniversitesi adına tahsisli olan Haydarpaşa Külliyesi, 15 Nisan 2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 27.03.2015 tarih ve 6639 sayılı Kanun gereğince sağlık temalı olarak kurulan ilk ve tek devlet üniversitesi olan Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne Mekteb-i Tıbbiyye-i Şâhâne adıyla hizmet vermek üzere tahsis edilmiştir.rnrn rnrnÜniversitemiz, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane Külliyesinde, 2016 – 2017 Eğitim Öğretim döneminde; Tıp Fakültesi, Hemşirelik Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü ilk öğrencilerini alarak eğitimlerine başlamıştır. Diş Fakültesi, Eczacılık Fakültesi ve Yaşam Bilimleri Fakültesi önümüzdeki dönem öğrenci alımına başlayacaktır.rnrn15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında Gülhane Tıp Akademisi (GATA), 669 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Üniversitemize devredilmiş olup eğitim faaliyetlerine ara verilmeden ve aksatılmadan devam edilmiştir. Gülhane Külliyesinde, Gülhane Tıp Fakültesi, Gülhane Hemşirelik Yüksekokulu, Gülhane Sağlık Meslek Yüksekokulu ve Gülhane Sağlık Bilimleri Enstitüsü ile eğitim vermeye devam etmektedir. Gülhane Diş Fakültesi önümüzdeki dönem öğrenci alımına başlayacaktır.rnrnÜniversitemiz, yurtdışında eğitim faaliyeti vermeye yetkili tek devlet üniversitesidir. Aynı zamanda yurtdışı eğitim dili Türkçe olan tek üniversite olma özelliğini de taşıyarak ülkemizi yurtdışında gururla temsil etmektedir.rnrn

rnrnKadıköy Theatron, İstanbul-Kadıköy Söğütlüçeşme Caddesi'nde bulunan ve yaklaşık 450 m2 alana sahip bir mekânda, Türkiye’den ve yurt dışından gösteri sanatçıları, araştırmacılar ve akademisyenler için çalışma, araştırma ve sergileme olanağı sağlayan bir sanat merkezidir. Dramaturji Derneği ve Cazu Tiyatro iş birliğiyle 2015 Ocak ayında kurulmuştur.rnTürkiye’de özellikle de İstanbul’da son 10 yıldır gösteri sanatları alanında büyük bir hareketlilik ve çeşitlenme gözlemleniyor. Bu hareketliliğin özellikle Türkiye Tiyatrosu adına olumlu sonuçlar doğurmasını bekliyoruz. Fakat her alanda görülebileceği gibi tiyatro ve gösteri sanatları alanındaki bu hızlı gelişmelerde de altyapı yetersizliği başat problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu alanda çalışan akademisyen, araştırmacı ve sanatçılar uygun çalışma ortamı ve mekânların yetersizliğini hissetmektedirler. Kadıköy Theatron, bu eksikliği bir parça da olsa gidermek amacıyla kurulmuştur.rnKadıköy Theatron atölye çalışmaları, panel, söyleşi, konferans, film ve belgesel gösterimleri ile hem amatör hem de profesyonel sanatçıların prova ve gösterilerine ev sahipliği yapmaktadır.rnrnrnPROJE ORTAKLARIrnDramaturji DerneğirnCazu Tiyatrornİstanbul Üniversitesi Haldun Taner Tiyatro Uygulama ve Araştırma Merkezirnİstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji BölümürnMek’an SahnernrnDESTEK VERENLERrnMelahat KolarnMustafa ÖzsütrnHandan ÖzsütrnMetin Deniz - Atölye MDrnErkut Ertürk - Zeytin CommunicationsrnMurat ErsanrnMahal MimarlıkrnPınar YılmazrnrnTEŞEKKÜRLERrnBilgi SahnesirnBurcu TokuçrnCengiz ÖzbuğanrnDilan KayarnHaluk GürgenrnKerem ÖzdoğanrnMelda TuranrnOnur TaşrnÖzlem TuncanrnSaim GüveloğlurnSelami SoyhanrnSercan ÖzinanrnSibel KurtrnÜmit Yılmazrnİ.Ü. Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü ÖğrencilerirnHaliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü ÖğrencilerirnMaltepe Üniversitesi Oyunculuk Bölümü ÖğrencilerirnYeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü ÖğrencilerirnÖKM Tiyatro Kulübü

Parklarda Cazrnrn9 Temmuz Pazar, 16:00-23:30, Fenerbahçe Khalkedonrnrn16:00: Deniz Özçelik Quintetrn16:45: Gagarin Jazz Bandrn17:30: Bidar Kalenderrn18:30: İpek Göztepe Quintetrn19:15: İstemeden Oldu!rn20:15: Mastrettarn21:30: Açık Hava Sineması: Searching for Sugarman

Ekolojik Yaşam Parkı ve Kompost Eğitim Merkezi İnşasırnrnKadıköy Belediyesi tarafından organize edilen "Ekolojik Yaşam Parkı ve Kompost Eğitim Merkezi İnşası" projesinde atölyeler ve eğitimler gerçekleştirilecek.rnrn10-24 Temmuz 2017 tarihlerinde gerçekleşecek atölye ve eğitimler başvuru ; [email protected] .tr adresine yapılacak olup, giriş ücretsizdir.rnrn

Oyun atölyesi, Zuhal Olcay ve Haluk Bilginer tarafından 1999 yılında kuruldu.rnrnSteven Berkoff’un Dolu Düşün Boş Konuş oyunuyla (Kvetch), 6 Ekim 1999 tarihinde prömiyer yaptı.rnrn2000-2001 sezonunda Tom Kempinski’nin Ayrılış (Separation) oyununu sahneledi. Kemal Aydoğan'ın yazdığı Son Gülen İyi Gülermiş çocuk oyununu sahneledi.rnrnoyun atölyesi 2002 yılından itibaren kendi salonunda faaliyet gösterdi.rnAnthony Horowitz’in Ermişler ya da Günahkarlar (Mindgame) oyununu 4 Nisan 2002 tarihinde prömiyer yaparak ilk kez kendi salonunda sahneledi. 17 Nisan 2002 tarihinde de Siyah Beyaz dinleti seyirciyle buluştu.rnDaha sonra;rn2002-2003 sezonunda Steven Berkoff’un Dolu Düşün Boş Konuş (Kvetch),rn2003-2004 sezonunda Murat Taşkent’in Azrail’in Gözyaşları,rnrn2003-2004 sezonunda Micheal Ende'nin Kesmeşeker (Uyarlayan Kemal Aydoğan-çocuk oyunu),rnrn2004-2005 sezonunda W. Shakespeare’in Othello (Othello),rn2004-2005 sezonunda Molière’in Cimri (The Miser),rn2005-2006 sezonunda Stefan Tsanev’in Jeanne d’Arc’ın öteki ölümü (The Other Death of Joan Of Arc,rn2005-2006 sezonunda W. Shakespeare’in Atinalı Timon (Timon of Athens),rn2006-2007 sezonunda W. Shakespeare’in Hırçın Kız (The Taming of the Shrew),rn2007-2008 sezonunda Èric-Emmanuel Schmitt’in Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler (Partners in Crime),rn2008-2009 sezonunda Andrzej Saramonowicz’in Testosteron (Testosteron),rn2009-2010 sezonunda W. Shakespeare’in “7”(şekspir müzikali) (“7” Shakespeare Musical),rn2010-2011 sezonunda W. Shakespeare’in Macbeth (Macbeth),rnrn2011-2012 sezonunda Èric-Emmanuel Schmitt’in Don Juan'ın Gecesi (Don Juan on Trial),rnrn2011-2012 sezonunda W. Shakespeare’in Antonius ile Kleopatra (Antony and Cleopatra),rnrn2012-2013 sezonunda Matéi Visniec'in Pandaların Hikayesi (The Story Of The Panda Bears Told By A Saxophonist Who Has A Girlfriend In Frankfurt),rnrn2012-2013 sezonunda Andrzej Saramonowicz’in Testosteron (Testosteron),rnrn2013-2014 sezonunda Jez Butterworth'ün Nehir (The River),rnrn2013-2014 sezonunda Ariel Dorfman'in Araf (Purgatorio),rnrn2013-2014 sezonunda Edward Albee'nin Kim Korkar Hain Kurttan (Who's Afraid of Virginia Woolf?),rnrn2014-2015 sezonunda Steven Berkoff'un Dolu Düşün Boş Konuş (Kvetch),rnrn2015-2016 sezonunda Neil LaBute'un Hansel ve Gretel'in Öteki Hikayesi (In a Forest, Dark and Deep),rnrn2015-2016 sezonunda Arthur Miller'ın Köprüden Görünüş (A View from the Bridge),rnrn2015-2016 sezonunda Sam Shepard'ın Aşk Delisi (Fool for Love),rnrn2015-2016 sezonunda David Hare'in Pencere (Skylight).rnrn rnrnoyunlarını oyun atölyesi salonunda sahneledi.

Florence Nightingale Müzesi, Selimiye Kışlası, Kuzey-Batı kulesinde yer alan bir müzedir.rnrn1854 yılında Osmanlı ve İngiliz Ordularının Rusya'ya karşı savaştığı Kırım Savaşı sırasında, modern hemşireliğin kurucularından sayılan Florence Nightingale ve ekibi tarafından askeri hastane olarak kullanılan Selimiye Kışlası'ndaki, dönemin hatıra ve eşyaları bu müzede sergilenmektedir. Müzede, Florence Nightingale'e ait pek çok el yazması not, mektup ve kullandığı eşyalar bulunmaktadır.

ENTROPİrn"Entropi kuramını sarsan en önemli istisna yaratım sürecidir."rnrn rnrnEntropi Sahne, her türlü performansa açık multi disipliner yaratım alanı oluşturma amacı ile kurulmuştur.rnrnFizikçilerin ve metafizikçilerin müdavimi oldukları, fakat her nedense gelirken kılık değiştirmeyi ihmal etmedikleri bir garip sosyal tesistir, Entropi.rnŞairlerin pınarından içtikten sonra içkinleştiği, bilim adamlarının hamamında terleyip hipotezlerini attığı pek verimli bir menbadır, Entropi.rnAlgı boyutuna giren tüm özdeklerin özünden ve evreni seyredenlerin gözünden gizle perdelenmiş, şaşalı salonlarda sahnelenmesine rağmen söylencesi sır ile ertelenmiş pek muğlak metindir, Entropi.rnrnEntropi kuramını sarsan en önemli istisna yaratım sürecidir.Entropi üzerine eğilen bilim adamlarının bazıları onu kutsal yasalar mertebesine çıkarırken, bazı felsefeciler de onu yaratımın tasarım formülü düzeyine çıkarır. Oysa entropi kuramının illüzyonunu çözebilecek yetenek belki de sadece sanatçıya bağışlanmıştır.rnrnYaratım süreci noktalanan bir resim, yüz yıl sonra tuval dokusunda ve boyasında bozulmalar başlamış olsa da, bir asır boyunca kendisini izleyenlerin imgeleminde yeni ilhamlar yaratarak entropi kuramına meydan okur. Cisim vasfı ile resim bozulsa da, imge vasıtası ile yeniden var olmaya ve hatta yeni yaratımlara ilham olmaya devam eder.rnrnYüzlerce yıl sahnelenen tiyatro oyunları, ilk sahnelendiği andan itibaren bozulmaya başladığı düşünülebilirse de, izleyenlerin bilinç zincirinde tekrardan var olmakla kalmayıp düzensizliğe doğru giden duygu ve düşünceleri düzene sevk etmeye de yardımcı olur. Notaları ya da dizeleri tarafından terk edilmiş bir çok bestenin ninnilerde tekrardan hayat bulduğuna şahit olmadınız mı şu entropi sevdalısı dünyada?rnrnİşte; Özü itibariyle tüm sanatsal yaratımlar, entropi müzesinde sergilenmekten uzak ve ilham mabetlerinin vitrininde sergilenmeye yakındır!

Kadıköy Belediyesi’nin tarihi Haydarpaşa Garı’nda düzenlediği Kitap Günleri’ne İstanbullular yoğun ilgi gösteriyor. 3 Haziran Cumartesi günü başlayan Kitap Günleri’ni ilk gün 19 bin kişi ziyaret etti. 11 Haziran günü bitecek Kitap Günleri’ne bu yıl 200’e yakın yayınevi katılıyor. Bir hafta boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak olan Haydarpaşa Kitap Günleri, onlarca söyleşiye de ev sahipliği yapıyor.rnrnİrfan Değirmenci, Enis Batur, Banu Güven, Nasuh Mahruki gibi isimlerin yoğun katılımla söyleşi yaptıkları Kitap Günleri’nin ikinci gününde Yekta Kopan, Canan Karatay, Ercan Kesal, Enis Rıza, Gürkan Hacır ve Mine Kırıkkanat söyleşileri okurlarla buluşurken Zafer Algöz, Can Yılmaz, Emre Kongar gibi çok sayıda sanatçı ve yazar okuyucularına kitaplarını imzalıyor.rnrnKitap Günleri’nin zengin söyleşi ve imza programında 5 Haziran Pazartesi günü Adnan Özyalçıner, Cengiz Hakkı Zariç, “Yok Olan İstanbul”, Kamil Yavuz ve Erhan Candan “Karikatür Eğitimi ve Çocuk”, Çerkes Karadağ “Günümüzün Fotoğrafı”, Özlem Akşit , Sedat Şenemen “Türkiye’de Kadın Olmak”, Sedef Kabaş “Türkiye’ye Yön Veren Kadınlar”, Osman Erk “Sağlığını Yeniden Keşfet”, Sevtap Metin, Vahdet İşsevenler, Ertuğrul Uzun “1 Hukuk Davası”, Gökhan Yavuz, Ertuğrul Uzun, Kasım Akbaş “Distopya ve Edebiyat”, Haluk Şahin “Gazeteciyi Kim Öldürdü?” başlıklı söyleşilerle okuyucu ile buluşacak.rnrnFİLM GÖSTERİMLERİ VE ATÖLYELERrnrnHaydarpaşa Kitap Günleri, Kısa Film Kolektifi’nin film gösterimlerine ve söyleşilerine de ev sahipliği yapıyor. Kitap Günleri boyunca, özellikle çocuk ziyaretçilerin faydalı ve eğlenceli vakit geçirebileceği pek çok atölye düzenleniyor. Felsefe, Origami, Karikatür, Yaratıcı Yazarlık, Dedektiflik, Hikâye Yazma, Portre Çizim ve Masal Terapisi atölyeleri, bu atölyelerden sadece birkaçı…rnrnRİNG SEFERLERİ VARrnrnKadıköy Belediyesi, 9. Kitap Günleri boyunca Bostancı Lunapark, Bostancı Vapur İskelesi ve Kadıköy Haldun Taner önünden Haydarpaşa Garı’na ring seferleri yapılıyor. 3-9 Haziran günleri 11.00, 13.30, 16.30 ve 19.30’da Bostancı Vapur İskelesi önünden; 10.30, 14.00, 17.00, 20.00’da Bostancı Minibüs Yolu Lunapark önünden; 11.30, 13.30, 15.30, 17.30, 19.30’da Kadıköy Haldun Taner önünden 9. Kitap Günleri’nde servisler olacak.

Bu gün müze olarak kullanılan köşk, Sultan II. Abdülhamid’in Maarif Nazırı Antepli Münif Tahir Paşa tarafından İtalyan mimar ve heykeltıraş Rozette’ye ahşap olarak inşa ettirildi. Osmanlı devletinin yıkılmasından sonra köşk 1929 yılına kadar hemen hemen boş kaldı.rnrnKöşk, bahçesinde bulunan ve mimarı tarafından yapılan dev bir zürafa heykeli nedeniyle “Zürafalı Köşk” olarak ta anıldı. Zaman içinde köşkle birlikte bahçesinde yer alan zürafa heykeli de eskidi ve rüzgârın etkisiyle çevrede oturanları tedirgin eden bir uğultuya neden olunca da “Perili Köşk” adı yakıştırıldı.rnrnKöşk 15 Kasım 1930 yılında Kâzım Karabekir Paşa tarafından satın alındı ve aile bu eve taşındı. Eve taşındıklarında sadece bir sedir, kilimler, duvarda Türk bayrağı ve aile fotoğrafları vardı. Diğer odaların camlarına yorganlar, battaniyeler çiviliydi; pencerelerde cam yoktu. Cam taktıracak para da yoktu.1938 yılına kadar aralıksız olarak burada yaşayan Karabekir ailesi, Kazım Karabekir Paşa’nın önce İstanbul milletvekili, sonra da Meclis Başkanı seçilmesi ile Ankara’ya taşındı. Köşk, aile tarafından sadece yaz tatillerinin geçirildiği bir mekân olarak kullanıldı. Kazım Karabekir Paşa daha sağlığında köşkün bir bölümünde çocukluğundan beri biriktirdiği ve sakladığı ailesine ve kendisine ait eşyaların sergilendiği bir müze oluşturdu. Vakfın kuruluşundan sonra köşkte bir müze kurulması fikri de Paşa’nın bu girişiminin bir neticesi oldu. 1948’de Kâzım Karabekir Paşa’nın ölümünden sonra İstanbul’a dönen aile, yaz kış burada yaşadı. Ancak eşi İclal Hanımın vefatından sonrada köşk, Kâzım Karabekir’in ikiz kızlarından Emel Karabekir Özerengin’e miras olarak kaldı.rnrn1984 yılında Emel Karabekir Özerengin’in vefatından sonra köşk kapalı kaldı.2002 yılında Paşanın kızları Hayat Karabekir Feyzioğlu ve Timsal Karabekir Yıldıran ile Emel Hanımın kızı Gülden Gazioğlu tarafından Kâzım Karabekir Paşa’nın adını ve anısını yaşatmak amacı ile Kâzım Karabekir Vakfı kuruldu.rnrnKâzım Karabekir Vakfı tarafından 2005 yılında vakfın amaçları doğrultusunda köşkün iki katında Kâzım Karabekir Paşa adına Kültür ve Turizm Bakanlığı denetiminde özel bir müze kuruldu.rnrnSöz konusu mekân, tarihe ışık tutmak amacıyla, Kâzım Karabekir ve ailesine ait kişisel eşyaların ve dokümanların sergilendiği bir yaşayan ev müze olarak 1 Ekim 2005 tarihinde halkın ziyaretine açıldı. Müze’nin iç düzenlemesi Müze Müdürü Figen Batı’nın çalışmaları ile Paşa’nın ve ailesinin köşk’te yaşadığı dönem dikkate alınarak orijinal eserler ile hazırlandı.rnrnÜst katta; Paşa ve eşine ait yatak odası, aile bireylerine ait fotoğraflarının sergilendiği oda ile Paşa ve eşine ait kıyafetlerin sergilendiği bölüm yer almaktadır. Alt katta ise, ailenin oturma odası ile Paşa’nın çalışma odası ve kabul salonu aslına uygun olarak yeniden düzenlenerek ziyarete açılmıştır.

Haldun Taner Sahnesi, İstanbul'un Kadıköy Rıhtım Meydanı'nda yer alan bir tiyatro salonudur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde olan bina Şehir Tiyatroları tarafından işletilmektedir.rnrnTiyatro, adını öykü, tiyatro, kabare yazarı ve gazeteci olan Haldun Taner'den almıştır.286 koltuk kapasitesine sahiptir.Tarihi bina özelliğindedir.

Haydarpaşa İngiliz Mezarlığı, İstanbul'un Anadolu yakasında, Üsküdar ve Kadıköy arasındaki Haydarpaşa semtinde yer alan İngiliz askerî kabristanıdır.rnrnİlk olarak 1854-1856 yılları arasında Kırım Savaşı'na katılarak savaşta yaşamını yitiren İngiliz askerlerinin gömülmesi için devet eliyle tahsis edilen mezarlık, o dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nun müttefiği olan İngiltere'nin hizmetine verilen Askerî Hastane'nin hemen yanında bulunmaktadır.rnrnKırım Savaşı'nda ölen askerlerin yanı sıra, mezarlıkta Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında çeşitli nedenlerle yaşamını yitiren İngiliz vatandaşı asker ve siviller de gömülüdür.

Amatör BuluşmalarırnrnKarikatür Evi’nde bu işin olmazsa olmaz, en önemli geleneğini sürdürüyoruz. Muhlis Bey’in çizeri, Gırgır Dergisi amatör işlerine bakan, pişiren Behiç Pek, bu tarihlerde karikatürlerinizi görmek, seçmek -Leman ve Gazete Kadıköy'de yayımlanması üzere, karikatür çizim teknikleri ve espri bulma yöntemleri konusunda çizerlerle muhabbet etmek için Karikatür Evi’nde olmaya devam ediyor.rnrn rnrn Tarihler: rnrn13-20 Haziran 2017 / 11-25 Temmuz 2017 / 08-22 Ağustos 2017 / 05-19 Eylül2017rnrn Mekan: rnrnKadıköy Karikatür Evi - Kurbağalıdere Cad. No.69 Kadıköy, İstanbulrnrn Ücretsiz

Alacakaranlık DERGİ Koleksiyoner Festivali rnrnTemmuz ayında 4. sayısı ile okuyucu karşısına çıkan Alacakaranlık, son yıllarda ülkemizde de niteliksel ve niceliksel olarak gözle görülür bir artış yakalayan korku sineması üzerine bir dizi etkinlik planlamaktadır.rnrn22 Temmuz 2017 tarihinde Kadıköy Moda Idea’da saat 16.00’da kapılarını aralayacak olan etkinlik, çeşitli stantların yanında, birçok değerli etkinliğe de yer verecek.rnrn16.00’da başlayacak olan etkinlikte 25 farklı standda, nitelikli koleksiyon ürünlerine yer verilecektir. Bu ürünler arasında VHS, DVD, lobi kartları, sinema afişleri, çizgi roman, figür, plak vb. olacaktır.rnrn18.00’da düzenlenecek olan Çizim Atölyesi’nde ise Alacakaranlık çizerleri uygulamalı bir workshop ile etkinliğe renk katacaklar.rn22.00’da ise gecenin finali Amerikan korku sinemasının önde gelen yönetmenlerinden John Carpenter’ın unutulmaz filmlerinden “The Fog” (1980) filminin gösterimi yapılacak. Geçmişe bağlı olarak açık hava sineması kültürüne uygunluğu, konu ve tematik olarak bireysel korkulardan ziyade toplumsal korkulara hitap etmesi ve sonuç olarak etkinlik kapsamında bir topluluk tarafından izlenecek olması da bu filmi benzersiz kılmaktadır.rnrnFilm programının oluşturulması ve takas pazarının organize edilmesi için ekibimiz uzun süredir çalışmakta, bu sürecin çıktısı olan Alacakaranlık Koleksiyoner Festivali ve Açık Hava Film Gösterimi etkinliği ise açık hava gösterim kültürünü ve korku sinemasını bir araya getirmeyi tasarlamaktadır. Böylece korku sinemasına olan ilginin arttırılması ve sinema kültürüne destek olunması amaçlanmaktadır.rnrnKadıköy’ün geniş kültür kataloğuna eşsiz bir katkı sağlayacak ve ortak ilgi alanlarına sahip farklı grupların geniş katılımıyla gerçekleşecek bu etkinlikte sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız.rnrnETKİNLİK PROGRAMIrnrn• 16.00 - 21.30: Koleksiyoner FestivalirnrnFilm arşivcileri, çizgi romancılar ve figür koleksiyonerlerini buluşturacak olan takas pazarı, çok sayıda materyalin sunum, paylaşım ve döngüsünü sağlayacak.rnrn• 18.00 - 21.30: Çizim AtölyesirnrnAlacakaranlık'ın 2017 Nisan-Temmuz sayılarında çizer olarak katkılarını sunan isimlerin moderatörlüğünde gerçekleşecek olan atölye, katılımcıların, derginin ve etkinliğin içeriğine yönelik üretim sürecine dahil olma serüvenini oluşturacak.rnrn• 22.00 - 00.00: “The Fog” Film Gösterimi ve Kapanışrnrn“The Fog” filminin yönetmeni John Carpenter, Amerikan korku sinemasının en önemli yönetmenlerinden birisidir. Kendisi aynı zamanda slasher alt türünün de yaratıcısı konumundadır.rnrnÖnemli filmlerinin başında Halloween (1978) gelmekle birlikte gerek 80’ler konseptine ve etkileyici atmosferini yansıtmasıyla gerekse VHS kültürüne retro bir atıfta bulunmasından dolayı “The Fog”un etkinlikte yer alması önem arz etmektedir.rnrnAdres: Kadıköy Belediyesi Moda IdearnKüçük Moda Burnu Sok. No:1rnCaferağa Mah., İstanbulrnrnTel: 0535 825 82 11rnrnWeb: www.alacakaranlikdergi.comrnTwitter: twitter.com/alacakaranlikdrnE-Mail: [email protected] mrnInstagram: instagram.com/ alacakaranlikdergirnFacebook: facebook.com/ alacakaranlikdergi

İnsan ölür, isyan yaşarrnKazım İsyandır!rn“yaramazlığa devam…”rnrnDostumuz, yoldaşımız, ağabeyimiz Kazım Koyuncu’nun aramızdan ayrılışının 10. ve 11. Yıllarında, O’nun ürettiği 3-5 kişilik olmayan; sevgi denen şeyi çoğaltmak için buluştuk.rnrnYer kavgasının olmadığı yerde, her şeye rağmen yeryüzünde şarkılar söyledik. Bir aradaydık, yan yanaydık; Kazım’laydık.rnrnSokaklarda bildiri dağıtan gençlerin, ekmek kavgası için direnen eğitimcilerin, fabrikalarından greve çıkan işçilerin, doğa için isyan edenlerin, barış isteyenlerin yanındaydı yine Kazım. Belki yol kenarındaki su birikintilerinde denk geldi onlara, belki bir halay horonla karışırken.rnrnZaten bunlar olmasa ve Kazım, “yaramaz çocukların” yanlarında olmasa “bu hayat çekilmezmiş.”rnrn“...yaramazlıklara devam etmek lazım. Hayat başka güzel olmuyor. Hayatta yerinde durmamak, muhalif olmak, hep karşı çıkmak gerekiyor. Genellikle güzellikleri oradan buluyoruz. Ve genellikle o güzellikleri karşı çıkanlar değil, karşı çıkmayanlar yaşıyor sonra...”rnDoğadan, yaşamdan, barıştan ve emekten yana olanlar, “ben sadece ben olmak istiyorum” deyip “biz” olanlar; Bir çocuğun ormanında yürümenin heyecanıyla bu sene de “yaramazlıklara devam” ediyoruz.rnrnTüm “yaramaz çocukları” 24-25 Haziran tarihlerinde parklarda, meydanlarda, yaylalarda; Kazım’ın yaşadığı her alanda buluşmaya davet ediyoruz.rnrnBizler 24-25 Haziran tarihlerinde Kadıköy Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda bir dost sahnesi kuruyoruz.rnHepinizi bekleriz.rnrn(Etkinlik Ücretsizdir)rnrnİletişim: 0535 573 4513 – 0543 634 9449rnStand alanları için iletişim: 0507 445 9625rnrnUlaşım: https://goo.gl/hmIkZLrnrn rnrn24 Haziran / CumartesirnPROGRAMrn14:00 Çocuk Atölyesi ( Tüm gün)rnKağıt Bebek YapımırnMinik Eller PankartırnYaratıcı Okuma: Küçük Çakıl Taşının Denize YolculuğurnTaş boyamarn14:00 Kadın AtölyesirnEkmek ve Gülrn15:00 Horon Atölyesirnrn19.00 ANA SAHNErnLazca Çocuk KorosurnGerdunirnFatih Yaşarrnİstanbul Kadın Orkestrasırnİbrahim KaracarnEmin Şiir&Şenol MorgülrnErkut KüçükşahinrnVelvelernBurcu YeşilbaşrnSon Feci Bisikletrnrn25 Haziran / PazarrnPROGRAMrn15:00 Çocuk Atölyesi ( Tüm gün)rnÇocuklara MasallarrnYüz BoyamarnPatates baskırnSosis BalonrnRitim MüzikrnPamuk Şekerrn16:00 Kadın Atölyesirn17:00 Çocuklara Horon Atölyesirnrn19.00 ANA SAHNErnRagmenrnDina Etnik EnsemblernKolanrnÜmit TaşkıranrnMurat MeriçrnÖfkeli KalabalıkrnEzgi AktanrnTeşkilatı İsyanrnTahribatı İsyanrnENTUrnÜcretsiz GirişrnÇocuk Dostu

Uluslararası Yoga Günleri rnrnKİMLER KATILABİLİRrn-------------------------- ------------rnEtkinlikler ücretsizdir ve halka açıktır.rnKatılım için yaş sınırı yoktur, yediden yetmişe herkes gelebilir.rnAna etkinlikte katılımcılara yoga matı HEDİYE edilmektedir.rnYoga seansında seviye yoktur, seans her seviye için uygundur.rnEtkinliğe katılmak için daha önce yoga yapmış olmak gerekmemektedir.rnGelirken üstünüze (eşofman, tayt gibi) rahat kıyafetler giyiniz.rnYoga çıplak ayak yapılır.rnÖn etkinliklerdeki uygulamalarda yoga matınız varsa getiriniz, yoksa yoga matı geri toplanmak suretiyle dağıtılacaktır.rnrnDİĞER DETAYLAR:rn-------------------------- --rnResmi Ana Etkinlik içeriği tüm dünyada standarttır, Hindistan’daki AYUSH Bakanlığının (Tamamlayıcı ve Alternatif Terapiler Bakanlığı) hazırladığı el kitapçığı uygulanmaktadır.rnAna etkinlikte katılımcılara sürpriz hediyeler dağıtılacaktır. Ufak bir iftariye de ayrıca verilmektedir.rnrnYER VE ETKİNLİK BİLGİSİ:rn-------------------------- -------------rnÖN ETKİNLİKLER:rnrn17 Haziran 2017 – Cumartesirn10:00 – 11:00 Uygulama: İleri Yaş için Yoga / Kadıköy Belediye Binası Bahçesirn18:00 – 19:00 Felsefe: Bütünsel Yoga Terapi Anlayışı / Kalamış Parkı Gençlik Merkezirnrn18 Haziran 2017 – Pazarrn10:00 – 11:00 Uygulama: Çocuklar için Yoga / Özgürlük Parkı interaktif çocuk parkırn18:00 – 19:00 Felsefe: Yoganın Temelleri ve Stilleri / Koşuyolu Gönüllü Evirnrn19 Haziran 2017 – Pazartesirn10:00 – 11:00 Uygulama: Sırt Ağrısı için Yoga / Fenerbahçe Parkırn12:00 – 13:00 Uygulama: Yoga / Kadıköy Belediye Binasında belediye çalışanlarınarn18:00 – 19:00 Felsefe: Yoga ile Stresi Yönetme / Caddebostan Kültür Merkezirnrn20 Haziran 2017 – Salırn10:00 – 11:00 Uygulama: Stres için Yoga / Kalamış Parkı Gençlik Merkezirn12:00 – 13:00 Uygulama: Nefes ve Meditasyon / Kadıköy Belediye Binasında belediye çalışanlarınarn18:00 – 19:00 Felsefe: Yoga ve Sağlık / Kozyatagi Kültür Merkezirnrn21 Haziran 2017 ANA ETKİNLİK PROGRAMIrn-------------------------- -------------------------- ---------rnYer: İstanbul Anadolu Yakası – Kalamış Parkı Futbol Sahası /rnProgram:rn17:00 – Kapıların açılışırn18:00 – Açılış Konuşmalarırn• Kadıköy Belediye Başkanı ve Hindistan Başkonsolosunun açılış konuşmalarırn• Yoga Vazişta 3. Cilt / Purnam Yayınları lansmanırn18.15 – 19.15 – Yoga Seansırn19.15 – 19.30 – Kısa Ararn19.30– 20.00 – Nefes ve Meditasyonrn20.00 – Kapanış Anonsları ve iftar için sandviç ve su dağıtımırn20:48 – İFTARrniFTAR SONRASI / Sufi müzik grubu eşliğinde sema gösterisirnrnDetaylı bilgi için:rnwww.yogagunu.com

İstanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 yılında şair/yazar Sunay Akın tarafından kurulmuştur. 1700’lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en gözde örneklerinin sergilendiği müze tarihi bir köşkte konumlanmıştır.rnrnSunay Akın’ın 20 yılda 40’ı aşkın ülkedeki koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurulan İstanbul Oyuncak Müzesi dünya tarihini daha eğlenceli, daha akılda kalıcı bir öğrenme yöntemi ile ziyaretçilere sunmaktadır. Örneğin, uzay oyuncaklarının sergilendiği bölümde Ay’a ulaşma çabası, tren oyuncakları bölümünde ise sanayi devrimi oyuncakların diliyle anlatılmaktadır. Müzenin dekoru da bu düşünceyle sahne tasarım sanatçısı Ayhan Doğan tarafından tasarlanmıştır. Müze bir şair tarafından açılmış olması ve bir sahne tasarım sanatçısı tarafından tasarlanmış olması özelliği ile de dünyada bir ilki teşkil etmektedir.rnrnİstanbul Oyuncak Müzesi’nin en önemli özelliklerinden birisi de aileyi bütün üyeleri ile kucaklamasıdır. Müze bu özelliği ile 3 kuşağın birarada vakit geçirebileceği ve ortak mutluluğu paylaşabileceği bir mekandır. Dede/nine, baba/anne ve torun bir zaman makinasında çocukluklarına doğru yola çıkarken, birbirlerine kendi dönemlerini anlatmanın keyfini çıkartırlar. Oyuncak müzesinin koridorları ‘’Bundan bende vardı!’’ cümlesi ile başlayan ve çocukluk hatıralarının anlatıldığı sesler ile çınlamaktadır.rnrnİstanbul Oyuncak Müzesi ile birlikte Avrupa ülkelerinde büyük öneme sahip olan oyuncak müzeleri konusunda ülkemizdeki boşluk tamamlanmış ve İstanbul Oyuncak Müzesi dünyadaki örnekleri arasında önemli bir yere sahip olmuştur. 2012 yılının Kasım ayında İstanbul Oyuncak Müzesi tarafından gerçekleştirilen ve dünyada bir ilk olan TOYCO-2012 İstanbul ( Avrupa Oyuncak ve Çocuk Müzeleri Birliği ) buluşması ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilmiştir. Bu sayede İstanbul Oyuncak Müzesi dünyada çocuk ve oyuncak müzeleri birliği kurulması konusunda öncü olmuş, İstanbul’a ‘oyuncak müzelerinin başkenti’ ünvanını kazandırmıştır.rnrnİstanbul Oyuncak Müzesi ülkemizdeki diğer oyuncak müzelerinin de açılması için örnek teşkil etmiştir. 2011 yılında, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Antalya Oyuncak Müzesi ve 2013 yılında da Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne ait olan Gaziantep Oyun ve Oyuncak Müzesi, Ataşehir Belediyesi’ne ait Oyun Müzesi, İstanbul Oyuncak Müzesi kurucusu Sunay Akın’ın danışmanlığı ve küratörlüğünde kapılarını ziyarete açmıştır.