kadıköy rehberi·
RehberKeşfetEşleşmeKafelerRestoranlarEtkinliklerMahalleler
↗ Ulaşım ve günlük ihtiyaçlar
Nöbetçi EczaneBugünkü eczane listesiVapur SaatleriKadıköy iskelesi seferleriMetro SaatleriM4 Kadıköy hattıOtobüs SaatleriİETT ana hatları
Ara
Giriş Yap
RehberKeşfetEşleşmeKafelerRestoranlarEtkinliklerMahalleler
Ulaşım & Günlük Bilgiler →
Nöbetçi EczaneVapur SaatleriMetro SaatleriOtobüs Saatleri
Giriş Yap
kadıköy rehberi·

Kadıköy'ün en kapsamlı şehir rehberi

Kategoriler

  • Konaklama
  • Barlar & Gece Hayatı
  • Kültür & Sanat
  • Restoranlar
  • Hizmetler
  • Eğlence
  • Alışveriş

Mahalleler

  • Kalamış
  • Göztepe
  • Rasimpaşa
  • Caddebostan
  • Moda
  • Ataşehir

Bilgi

  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Blog
  • Etkinlikler
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları

Bülten

Kadıköy'deki en iyi mekanlar ve etkinliklerden haberdar olun.

© 2026 Kadıköy Rehberi. Tüm hakları saklıdır.

AnasayfaMahalleler
EşleşmeProfil
Ana SayfaMahallelerOsmanağaKültür & Sanat

Osmanağa Kültür & Sanat

Kadıköy Osmanağa mahallesindeki kültür & sanat — 4 mekan

Kadıköy Theatron - Kadıköy işletme fotoğrafı

Kadıköy Theatron

Kadıköy Theatron, İstanbul-Kadıköy Söğütlüçeşme Caddesi'nde bulunan ve yaklaşık 450 m2 alana sahip bir mekânda, Türkiye’den ve yurt dışından gösteri sanatçıları, araştırmacılar ve akademisyenler için çalışma, araştırma ve sergileme olanağı sağlayan bir sanat merkezidir. Dramaturji Derneği ve Cazu Tiyatro iş birliğiyle 2015 Ocak ayında kurulmuştur. Türkiye’de özellikle de İstanbul’da son 10 yıldır gösteri sanatları alanında büyük bir hareketlilik ve çeşitlenme gözlemleniyor. Bu hareketliliğin özellikle Türkiye Tiyatrosu adına olumlu sonuçlar doğurmasını bekliyoruz. Fakat her alanda görülebileceği gibi tiyatro ve gösteri sanatları alanındaki bu hızlı gelişmelerde de altyapı yetersizliği başat problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu alanda çalışan akademisyen, araştırmacı ve sanatçılar uygun çalışma ortamı ve mekânların yetersizliğini hissetmektedirler. Kadıköy Theatron, bu eksikliği bir parça da olsa gidermek amacıyla kurulmuştur. Kadıköy Theatron atölye çalışmaları, panel, söyleşi, konferans, film ve belgesel gösterimleri ile hem amatör hem de profesyonel sanatçıların prova ve gösterilerine ev sahipliği yapmaktadır.rn​ PROJE ORTAKLARIrnDramaturji DerneğirnCazu Tiyatrornİstanbul Üniversitesi Haldun Taner Tiyatro Uygulama ve Araştırma Merkezirnİstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji BölümürnMek’an Sahnern​rnDESTEK VERENLERrnMelahat KolarnMustafa ÖzsütrnHandan ÖzsütrnMetin Deniz - Atölye MDrn​Erkut Ertürk - Zeytin CommunicationsrnMurat ErsanrnMahal MimarlıkrnPınar Yılmaz TEŞEKKÜRLERrnBilgi SahnesirnBurcu TokuçrnCengiz ÖzbuğanrnDilan KayarnHaluk GürgenrnKerem ÖzdoğanrnMelda TuranrnOnur TaşrnÖzlem TuncanrnSaim GüveloğlurnSelami SoyhanrnSercan ÖzinanrnSibel Kurtrn​Ümit Yılmazrnİ.Ü. Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü ÖğrencilerirnHaliç Üniversitesi Tiyatro Bölümü ÖğrencilerirnMaltepe Üniversitesi Oyunculuk Bölümü ÖğrencilerirnYeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü ÖğrencilerirnÖKM Tiyatro Kulübü

Osmanağa
Entropi Sahne - Kadıköy işletme fotoğrafı

Entropi Sahne

ENTROPİrn"Entropi kuramını sarsan en önemli istisna yaratım sürecidir." Entropi Sahne, her türlü performansa açık multi disipliner yaratım alanı oluşturma amacı ile kurulmuştur. Fizikçilerin ve metafizikçilerin müdavimi oldukları, fakat her nedense gelirken kılık değiştirmeyi ihmal etmedikleri bir garip sosyal tesistir, Entropi. Şairlerin pınarından içtikten sonra içkinleştiği, bilim adamlarının hamamında terleyip hipotezlerini attığı pek verimli bir menbadır, Entropi. Algı boyutuna giren tüm özdeklerin özünden ve evreni seyredenlerin gözünden gizle perdelenmiş, şaşalı salonlarda sahnelenmesine rağmen söylencesi sır ile ertelenmiş pek muğlak metindir, Entropi. Entropi kuramını sarsan en önemli istisna yaratım sürecidir.Entropi üzerine eğilen bilim adamlarının bazıları onu kutsal yasalar mertebesine çıkarırken, bazı felsefeciler de onu yaratımın tasarım formülü düzeyine çıkarır. Oysa entropi kuramının illüzyonunu çözebilecek yetenek belki de sadece sanatçıya bağışlanmıştır. Yaratım süreci noktalanan bir resim, yüz yıl sonra tuval dokusunda ve boyasında bozulmalar başlamış olsa da, bir asır boyunca kendisini izleyenlerin imgeleminde yeni ilhamlar yaratarak entropi kuramına meydan okur. Cisim vasfı ile resim bozulsa da, imge vasıtası ile yeniden var olmaya ve hatta yeni yaratımlara ilham olmaya devam eder. Yüzlerce yıl sahnelenen tiyatro oyunları, ilk sahnelendiği andan itibaren bozulmaya başladığı düşünülebilirse de, izleyenlerin bilinç zincirinde tekrardan var olmakla kalmayıp düzensizliğe doğru giden duygu ve düşünceleri düzene sevk etmeye de yardımcı olur. Notaları ya da dizeleri tarafından terk edilmiş bir çok bestenin ninnilerde tekrardan hayat bulduğuna şahit olmadınız mı şu entropi sevdalısı dünyada? İşte; Özü itibariyle tüm sanatsal yaratımlar, entropi müzesinde sergilenmekten uzak ve ilham mabetlerinin vitrininde sergilenmeye yakındır!

Osmanağa
Süreyya Operası - Kadıköy işletme fotoğrafı

Süreyya Operası

80 YIL ARADAN SONRA KADIKÖY SÜREYYA OPERASI’NA KAVUŞTUrnKADIKÖY BELEDİYESİ SÜREYYA OPERASI SANAT HAYATIMIZA RENK KATIYOR…rnKadıköy'ün 80 yıllık tarihi Süreyya Binası, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası olarak sanat dünyasına 27 Ekim 2007 ‘de “merhaba” dedi. Süreyya İlmen Paşa'nın opera binası olarak tasarlayıp opera, tiyatro ve balo salonu olarak yaptırdığı ancak uzun yıllar yalnızca sinema olarak kullanılan tarihi bina, Kadıköy Belediyesi'nin 2 yıl süren titiz restorasyon çalışmasından sonra Kadıköy'ün ve Anadolu Yakası'nın birinci, Türkiye'nin ise altıncı Opera Binası olarak sanatseverlerle buluştu. İstanbulluların ve özellikle Kadıköylülerin anılarında yıllarca Süreyya Sineması olarak yer alan Kadıköy'ün en güzel tarihi binalarından olan Süreyya Binası, Kadıköy Belediyesi'nin titiz çalışmasıyla 80 yıl aradan sonra Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası olarak sanat hayatında yerini aldı. Kadıköy'ün en güzel tarihi binalarından olan Süreyya Binası'nın tarihi 80 yıl öncesine dayanıyor. Bina, Kadıköy Bahariye Caddesi'nin en güzel noktasında 1924 yılında Süreyya İlmen (Paşa) tarafından yaptırıldı. Kadıköy'de şehrin kültür hayatını çağdaşlaştırmak ve zenginleştirmek için müzik ve sahne sanatlarına uygun bir bina yapmaya karar veren Süreyya Paşa, yapımına giriştiği binayla ilgili anılarında, binayı yaparken sinema, tiyatro ihtiyacını karşılamakla beraber, Kadıköy'e bir şeref vermeyi de düşündüğünü belirtir. Paşa, inşaatı 3 yıl süren ve 6 Mart 1927 yılında bitirilen binayı yaptırırken, konser, konferans, dans, balo, çay, nişan-düğün gibi sosyal ihtiyaçları da karşılayıcı bir bina tasarladığını anlattır. Bu amacını da gerçekleştirmek için Binanın estetik olması, tüm tiyatro opera ihtiyaçlarını karşılaması ve örnek olarak gösterilmesi için Avrupa ülkelerinde bulunan ünlü tiyatro opera binalarını gezer. Böylece Süreyya İlmen Paşa, fuayesi'ni Paris'in Şanzelize (Champs Elysee) Tiyatrosu'nun fuayesinden, iç bölümlerini ise Alman tiyatrolarından örnek alarak tasarlar ve adını verdiği Süreyya Sineması ve Operasını yaptırır. 6 Mart 1927 yılında Belediye Başkanı Muhittin Bey’in açılış konuşması ve seçkin davetlilerin katıldığı törenle Süreyya Operası açılır. O dönemin büyük gazetelerinde Süreyya Operası’nın açılış haberleri de yer alır. Süreyya Paşa, opera temsillerine uygun bir bina yapmayı amaçlasa da, hatta Süreyya Opera Topluluğu ismiyle bir opera topluluğu kursa da Süreyya Operası’nın sahne bölümü yapılamadığı, gerekli teknik donanım, kulis, sanatçı odaları ve benzer mekanlar tamamlanamadığı için Süreyya Operası’nda hiç opera oynanamaz. Süreyya’da hiç opera sahnelenememesinin bir başka sebebi de o dönemde opera oynayacak yetişkin sanatçıların bulunamayışıydı. Bu nedenle bina hep kültür sanat hayatımıza “sinema” olarak yerleşti ve Kasım 2005 tarihine kadar da Süreyya Paşa'nın torunları tarafından Süreyya Sineması olarak işletildi. Süreyya Paşa'nın girişimiyle burada opera gösterileri düzenlemek için kurulan Süreyya Opereti Topluluğu da temsillerini hep Süreyya Binası tam olarak bitirilmediği için Beyoğlu'ndaki Fransız Tiyatrosu ile Kadıköy'deki Apollon Tiyatrolarında sahneledi. Süreyya Binası, o dönemin koşullarında Kadıköy'e müstesna bir mimari eser olarak şehir hayatına katıldı. Böylece Süreyya Paşa'nın ilk başta binayı yaparken gerçekleştirmeyi düşündüğü “opera” amacı kısmen gerçekleşmiş oldu. O zamanki adıyla Süreyya Paşa Tiyatro ve Sineması, yapısal olarak iki ana üniteden oluşuyordu. Asıl büyük bölüm, seyir salonu, yarım kalmış sahne ve girişteki altlı üstlü fuayeden oluşan ve tiyatro fonksiyonlarının cevaplayan mekanlardır. Fuayelerden iki taraflı merdivenlerle çıkılan binanın ön cephesini üst kısmını boydan boya kaplayan büyük toplantı salonu ise binanın ikinci ünitesini oluşturan mekandır. Binanın bütünü, devrinin Avrupa'daki mimarlık dekorasyon anlayışını yansıtır. Cephesi ve iç mekanlar figürlü rölyeflerle, tavanlar ise freskler ve yaldızlı kartonpiyerlerle bezenmiştir. 1927 yılından 1950 yılına kadar sinema olarak kullanılan bina 1950 yılında Süreyya İlmen Paşa'nın ölümüyle kültür hizmetlerinde kullanılmak şartıyla Darüşşafaka Cemiyeti'ne verilmiştir. Cemiyetin kira geliri amacıyla binayı çeşitli ticari işletmelere kiralamasıyla balo salonu ve toplantı salonunda yer alan freskler büyük zarar görmüştü. Son dönemlerde bakımsız ve harap bir durumda bulunan Süreyya Binası'nın yeniden doğuş yolculuğunu İzmir'deki Elhamra Sineması'nı İzmir Operası'na dönüştürülmesinde önemli rol oynayan Dr. Murat Katoğlu ve mimar Ersen Gürsel başlattı. Katoğlu ve Gürsel'in önerisiyle Kadıköy'de işlenmeyi bekleyen bir mücevher olan Süreyya Binası yeniden gündeme geldi. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, binayı elinde bulunduran Darüşşafaka Cemiyeti ile irtibata geçti. Başkan Öztürk'ün kararlı tutumu, Darüşşafaka Yetkililerinin de olumlu yaklaşımıyla sinema olarak kullanılan bina 49 yıllığına Kadıköy Belediyesi’nce kiralandı vernSüreyya Paşa'nın amacına, ideallerine ve hatırasına uygun biçimde Opera Binası'na dönüştürülmesi için adeta yeniden şantiyeye dönüştürüldü. Önce mekanik ve statik konular ele alındı. Deprem ve yangına karşı takviye ve önlemler gerçekleştirildi. Opera temsilleri için gerekli olan Süreyya İlmen Paşa'nın da dile getirdiği mekanlar düzenlendi, orkestra çukuru genişletildi. Sahne donanımı, aydınlatma, ışık sistemi ve ses düzeni yapıldı. Bütün dekoratif unsurlar elden geçirildi, temizlendi. Tavan freskleri, duvarlardaki pano resimler uzmanlar tarafından titizlikle ve usulünce onarıldı. Bütün bina onarılıp elden geçirildi. Yapının cephesinde ve sahne portal çerçevesinde yer alan heykeltıraş İhsan Özsoy'a ait kabartma heykeller olduğu gibi korunarak temizlendi. Koltuklar, halılar ve avizeler özel olarak yapıldı. Bina mimar Cafer Bozkurt tarafından hazırlanan röleve ve restorasyon projesine göre onarılıp yenilendi. Binanın mevcut olan bütün yapısal unsurları korunmuş, sağlıklaştırmayla yetinildi. . Tahrip olmuş dekoratif parçalar, tespit edilen örneklerine göre tamamlandı. İç ve dış cepheler aynen korunup, Süreyya Paşa'nın anılarında bir türlü yaptıramadığını belirttiği sahne sanatları icrası için zorunlu bölümler olan kulis, sanatçı odaları, teknik odalar asli yapıyı bozmadan zemin altına yerleştirildi. Yapıda bulunmayan havalandırma sistemi de eski esere zarar vermeden kuruldu. Süreyya'nın muhteşem salonu için yeni koltuk ve halılar tasarlandı. Bütün avize ve aydınlatmalar Süreyya için özel tasarlanıp üretildi. Muğla Yatağan'dan özel olarak beyaz mermerler getirtildi dış merdivenleri yenilendi ve tarihi Süreyya Binası, Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası olarak 27 Ekim 2007 de kapılarını bir kez daha sanata, sanatçıya ve sanatseverlere açtı. Kadıköy Belediyesi 80 yıl aradan s Süreyya İlmen Paşa'nın “Kadıköy de Opera” hayalini gerçekleştirmiş oldu.

Osmanağa
Ayia Efimia Rum Ortodoks Kilisesi - Kadıköy işletme fotoğrafı

Ayia Efimia Rum Ortodoks Kilisesi

Ayia Efimia Rum Ortodoks Kilisesi Kadıköy Çarşısı'nın küçük meydanında yer alan kilisedir. Efimia, döneminde pagan tanrılarına tapılmasına uymayıp Hıristiyanlığı seçmiş birisiydi. Bu direnci sebebiyle de 305 yılında işkencelere maruz bırakılıp öldürüldü. Daha sonra ailesi onun naaşını Kalkedon yani Kadıköy’ün dışında bir mezara gömerler. Hıristiyanlık Bizans'da imparator I.Constantinus (324-337) zamanında resmen tanındığında mezarının bulunduğu yere ailesi bir martirion yaptırırlar, daha sonra 451'de toplanan ekümenik konsulünde "ortodoks aleminin koruyucusu" ilan edilir ve ölüm tarihi olan 16 Eylül "yortu günü" olarak kabul edilir, o tarihten itibaren de her yıl yortu kutlamaları yapılır.

Osmanağa