23 mekan bulundu

AYI EKİNOKSrnBüyükşehir mah. Cumhuriyet cad. Ekinoks AVM B1 No:12rnBeylikdüzü İstanbulrnTel: 0542 649 07 06rnAYI DISKOrnBağdat Caddesi Caddebostan No:294/C İstanbulrnrnAYI HİSARÜSTÜrnNispetiye Cad. No:67/A Hisarüstü İstanbulrnTel: 0212 257 67 96rnAYI AKBATIrnBahçeşehir Merkez Akbatı AVM 1655 Sok. No:237 Esenyurt İstanbulrnTel: 0532 585 40 02rnAYI ŞAŞKINBAKKALrnSuadiye Mah. Kazım Özalp Sok. No:36/D Kadıköy İstanbulrnTel: 0216 467 83 47rnAYI CADDEBOSTANrnCaddebostan İskele Sok. No:18/8 Barlar SokağırnTel: 0216 368 48 68rnAYI ACIBADEMrnAcıbadem Cad. No:110/A Acıbadem İstanbulrnTel: 0216 672 10 10rnAYI KAŞrnHükümet Cad. Kaş AntalyarnAYI ORTAKÖYrnMecidiye Mah. Osmanzade Sok. No:8 Ortaköy İstanbulrnTel: 0533 953 21 87rnAYI ALSANCAKrnKıbrıs Şehitleri Cad. No:146/C Alsancak Konak/İzmirrnTel: 0506 977 33 88

Kadıköy’ün sahil şeridinde bulunan ve İstanbul Anadolu Yakası’nın en güzel konumlarından birinde olağanüstü mimarisi ile dikkat çeken DoubleTree by Hilton Istanbul-Moda, Kadıköy İskelesi’ne ve metroya yürüme mesafesinde olup, şehrin diğer önemli noktalarına kolay ulaşım imkanı sunmaktadır.rnrnBoğaz manzaralı Executive odalarda konaklayan misafirlerimiz için özel check-in ve check-out imkanının yanında ücretsiz kahvaltı, hafif atıştırmalıklar, ordövr, içecekler, tatlılar ve yüksek hız premimum internet gibi ücretsiz ayrıcalıklar sunan Executive LoungernrnLezzet dolu menüleri ve rahat atmosferi ile dikkat çeken The Doubles Restaurant, La Gazetta Cafe & Bar ve nefes kesen manzarası ile 360 Istanbul East RestaurantrnrnSon teknoloji ile donatılmış masaj odaları, kar çeşmesi, dinlenme odaları, cilt bakım üniteleri, LPG, VIP hamam, sauna ve buhar odası içeren Elemental Fitness & Sparnrnİstanbul’un muhteşem panoramasına karşı, gökyüzünün ve denizin birleştiği ödüllü teras havuzurnrnDeniz manzaraları, zeminden tavana pencereleri ile gün ışığı alan, yüksek teknik donanıma sahip toplantı odaları ve 24 saat hizmetinizde olan iş merkezirnrnGeniş ekran uydu TV, klima, minibar, emanet kasası, çay ve kahve yapabilme imkanı ile ütü ve ütü masası sunan konforlu, bir çoğu deniz manzaralı modern misafir odalarırnrnKadıköy Çarşı, Balıkçılar Pazarı ve Barlar Sokağına birkaç adım mesafede

Kadıköy ve Moda Bölgesinin en meşhur dondurmacısı olan Ali Usta’nın kapısında her zaman kuyruk olur. Özellikle fıstıklı, bademli ve cevizli dondurmaları tavsiye edilir.

rnrnİstanbul'da dünyanın ilk Breaking Bad temalı kafesirnrnGirişimci Deniz Kosan, Mart 29, 2015'de Moda, Kadıköy'de dünyanın ilk kahve laboratuvarını açtı. En beğendiği dizi olan Breaking Bad'in konseptine göre dizayn ettiği kafesinin ismi Walter’s Coffee Roastery. Moda'da Caferağa Mahallesindeki kafe dünyanın ilk Breaking Bad temalı kafesi unvanına sahip oldu.rnrnDeniz Kosan, yiyecek içecek endüstrisinde orijinal bir eksikliğin farkına vardığında bir kimya laboratuvarını baz alarak bir kahve dükkanı açmayı planlar. Kafesinin ismini de, tasarımını da ekranların sevilen yabancı dizisi Breaking Bad'in baş kahramanından alır; Walter's Coffee.rnrnKafenin, logo, dizi ismi veya reklam amaçlı araçlarını kullanmaya yasal olarak yetkisi yok. Fakat her Breaking Bad takipçisinin sevdiği, alakadar eşyalar kafede bulunmakta.rnrn5 sezon boyunca izleyicilerini ekran başına kilitleyen Breaking Bad, kanser olduğunu öğrenen bir kimya öğretmeninin, ailesine kendisi öldükten sonra çocuğunun geleceği için para bırakma amaçlı uyuşturucu işine girişini anlatıyor.rnrnKafenin kurulum hikayesi kurucusu Deniz Kosan ve kuzenleri arasındaki şakalaşmalardan ortaya çıkmış. Mart ayında açılan kafeye yerli ve yabancıların ilgisi büyük. Ayrıca yabancı medyada da İstanbul'da Breaking Bad temalı kafe ünvanı ile yer almış haberleri mevcut.rnrnBuzzfeed'e verdiği röportajında Alman asıllı Kosan, kafesini başlarda Brooklyn'de açmayı planladığını söylüyor fakat yatırımcısı işten vazgeçince Türkiye'de açmaya karar vermiş.rnrnKafenin aldığı tepkilerden memnun kalan Kosan, ilerki yıllarda Türkiye başta olmak üzere, Avrupa ve Amerika'da da işini genişletmek istiyor. Tasarımında kullanılan dekorasyonlarda dizinin yasal haklarını ihmal etmemeye özen gösterdiğini belirten Kosan sadece dizi ile alakalı eşyaları kullanıyor.rnrnÜcretsiz Wifi hizmeti olan kafenin hem açık hem de kapalı alanda oturma yeri mevcut. Fakat sabah 10.00 ve akşam 22.00 saatleri arasında çalışan kafenin ev servisi yok.rnrnDuvarında dev bir periyodik cetvel bulunan kafenin tasarımı ziyaretçilerinin fikrine göre ferah, iç açıcı ve çalışmaya çok uygun. Kafede bardak yerine kullanılan deney tüpleri de ziyaretçilerini etkileyen ayrıntılardan.rnrn

Kadıköyden modaya doğru ara sokaklardan giderken rastlayabileceğiniz; dekorasyonuyla, müzikleriyle ve sakinliğiyle kadıköyün en huzurlu mekanlarından birisi Pappa Cafe...rnrnPappa Cafe'nin adı bulunduğu binanın mimarı Constantin Pappa'dan geliyor.2 katlı olan Cafede , giriş katında mutfak ve tatlı vitrini mevcut.rnrnSıcak ve soğuk meyveler eşliğinde çeşitli çaylarını ve çok çeşitli kahvelerini deneyebilirsiniz.

Moda Teras Kalamış koyundan Fenerbahçe Burnu’na, Adalar’dan Marmara Denizi’ne kadar uzanan manzarası ile sizleri şehrin gürültüsünden uzaklaştırıyor.rnrnSevdikleriniz ile güne kahvaltı ile başlayabilir, Bir öğle yemeğinde Kalamış koyunda süzülen yelkenleri seyrederek şarabınızı yudumlayabilirsiniz…rnrnGün içinde bir kahve molası verebilir,rnrnAkşam yemeğinde mum ışığında Adalar’ın pırıltılarını seyrederek, sevdiğiniz kişinin yanı başınızda olmasının keyfini çok özel yaşayabilirsiniz.

Yaşamımızın bazı anlarında dillendirdiğimiz, kalpten istediğimiz, aklımızın bir köşesinden geçen şeyler olur; Dileklerimiz, hayallerimiz ve isteklerimiz…rnrnKimi zaman yastığa başımızı koyduğumuzda, kimi zamansa rüyalarımızda bu hayallerimizle uğraşır dururuz. Bu dilekler bizi yaşama daha sıkıca bağlar, ümit verir. Sonrasında ise önce plana, ardından da gerçeğe dönüşür ve vücut bulur. Evet uzun zamandır düşlediğimiz “bir mekanımız olsun” hayalini CAFE MOON ile gerçekleştirdik.rnrn“Bir mekanımız olsa…” diye başlayan cümleler artık bizim için çok gerçekçi anlayacağınız. Moda’nın en keyifli sokaklarından biri olan Osman Zeki Üngör Sokak’ta, günün her anı samimiyetle keyifle vaktinizi geçireceğiniz bir mekan için kolları sıvadık. Çok net bir hedefimiz var: Müdavim yaratmak istiyoruz!

Istanbul'da uygun fiyatlarla konaklanabilecek en güzel yerler arasinda , Moda semtinde bulanan bir Hostel.rnrnMerkeze ulaşımı kolay, odaları biraz küçük ama rahat, manzarası müthiş bir terası var.Kahvaltısı tavsiye olunur.

Alacakaranlık DERGİ Koleksiyoner Festivali rnrnTemmuz ayında 4. sayısı ile okuyucu karşısına çıkan Alacakaranlık, son yıllarda ülkemizde de niteliksel ve niceliksel olarak gözle görülür bir artış yakalayan korku sineması üzerine bir dizi etkinlik planlamaktadır.rnrn22 Temmuz 2017 tarihinde Kadıköy Moda Idea’da saat 16.00’da kapılarını aralayacak olan etkinlik, çeşitli stantların yanında, birçok değerli etkinliğe de yer verecek.rnrn16.00’da başlayacak olan etkinlikte 25 farklı standda, nitelikli koleksiyon ürünlerine yer verilecektir. Bu ürünler arasında VHS, DVD, lobi kartları, sinema afişleri, çizgi roman, figür, plak vb. olacaktır.rnrn18.00’da düzenlenecek olan Çizim Atölyesi’nde ise Alacakaranlık çizerleri uygulamalı bir workshop ile etkinliğe renk katacaklar.rn22.00’da ise gecenin finali Amerikan korku sinemasının önde gelen yönetmenlerinden John Carpenter’ın unutulmaz filmlerinden “The Fog” (1980) filminin gösterimi yapılacak. Geçmişe bağlı olarak açık hava sineması kültürüne uygunluğu, konu ve tematik olarak bireysel korkulardan ziyade toplumsal korkulara hitap etmesi ve sonuç olarak etkinlik kapsamında bir topluluk tarafından izlenecek olması da bu filmi benzersiz kılmaktadır.rnrnFilm programının oluşturulması ve takas pazarının organize edilmesi için ekibimiz uzun süredir çalışmakta, bu sürecin çıktısı olan Alacakaranlık Koleksiyoner Festivali ve Açık Hava Film Gösterimi etkinliği ise açık hava gösterim kültürünü ve korku sinemasını bir araya getirmeyi tasarlamaktadır. Böylece korku sinemasına olan ilginin arttırılması ve sinema kültürüne destek olunması amaçlanmaktadır.rnrnKadıköy’ün geniş kültür kataloğuna eşsiz bir katkı sağlayacak ve ortak ilgi alanlarına sahip farklı grupların geniş katılımıyla gerçekleşecek bu etkinlikte sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız.rnrnETKİNLİK PROGRAMIrnrn• 16.00 - 21.30: Koleksiyoner FestivalirnrnFilm arşivcileri, çizgi romancılar ve figür koleksiyonerlerini buluşturacak olan takas pazarı, çok sayıda materyalin sunum, paylaşım ve döngüsünü sağlayacak.rnrn• 18.00 - 21.30: Çizim AtölyesirnrnAlacakaranlık'ın 2017 Nisan-Temmuz sayılarında çizer olarak katkılarını sunan isimlerin moderatörlüğünde gerçekleşecek olan atölye, katılımcıların, derginin ve etkinliğin içeriğine yönelik üretim sürecine dahil olma serüvenini oluşturacak.rnrn• 22.00 - 00.00: “The Fog” Film Gösterimi ve Kapanışrnrn“The Fog” filminin yönetmeni John Carpenter, Amerikan korku sinemasının en önemli yönetmenlerinden birisidir. Kendisi aynı zamanda slasher alt türünün de yaratıcısı konumundadır.rnrnÖnemli filmlerinin başında Halloween (1978) gelmekle birlikte gerek 80’ler konseptine ve etkileyici atmosferini yansıtmasıyla gerekse VHS kültürüne retro bir atıfta bulunmasından dolayı “The Fog”un etkinlikte yer alması önem arz etmektedir.rnrnAdres: Kadıköy Belediyesi Moda IdearnKüçük Moda Burnu Sok. No:1rnCaferağa Mah., İstanbulrnrnTel: 0535 825 82 11rnrnWeb: www.alacakaranlikdergi.comrnTwitter: twitter.com/alacakaranlikdrnE-Mail: [email protected] mrnInstagram: instagram.com/ alacakaranlikdergirnFacebook: facebook.com/ alacakaranlikdergi

Kuruluş yılı: 1907rnrnKurulduğu Yer: Moda’da Beşbıyık Sokağı 3 numaralı evin alt katı.rnrn1895 yılında Moda’da oturan İngilizlerin modern futbolu oynamaya başlamaları, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kurulmasının ilk adımları olacaktı.rnrnDeniz öğrencisi Fuat Hüsnü Kayacan’ın, 1899 yılında Fenerbahçe Stadı’nın bulunduğu çayırda meşin yuvarlağa yaptığı vuruşlar sırasında arkadaşları Reşat Denyal, Mehmet Ali ile dile getirdikleri "Ah biz de bir futbol takımı kurup oynayabilsek" özlemi, Türk gençleri arasında Black Stockings FC kurulmasına sebep olmuştur. Fakat daha sonra, kulüp monarşi rejiminin engellenmesini önlemek amacıyla hemen dağıtılmıştır.rnrnBir kaç gencinde katılımıyla aynı isimler, 1902 senesinde bu kez Kadıköy Futbol Kulübü adı altında toplandılar. Ancak daha sert hafiye baskını bu girişimi de engellemiştir.rnrn1907 yılının bir bahar gününde gene bir maç dönüşü Ziya, Ayetullah ve Necip evlerinde çay içerlerken sönmeyen ideallerini bir kez daha başarmaya yöneldiler. Monarşi rejimi artık gevşemiş ve bu girişim bu kez tutunmuş ve FENERBAHÇE FUTBOL KULÜBÜ bir daha kapatılmamak üzere kurulmuştur.rnrnFenerbahçe Futbol Kulübü’nün ilk yönetim kurulu şöyledir: Ziya Bey "Başkan", Ayetullah Bey "Genel Sekreter" ve Necip Bey de "Genel Kaptan ve Veznedar"dır.rnrnTabii kuruluş yılları kolay olmamış, zaman zaman futbolcu bulmakta zorlanılmış ve bir çok defa gemilerden ödünç futbolcu alarak ligdeki mücadelesini sürdürülmüştür. 1909 yılında kulübün adı Fenerbahçe Spor Kulübü olarak değişmiş, renkleri de sarı-beyazdan bugünkü rengi olan sarı-laciverede çevrilmiştir. 1909-1911 yılları Fenerbahçe’miz için çok zor geçmiş bir ara dağılma noktasına bile gelinmiş ancak Elkatipzade Mustafa adlı üye, kulübü kurtaran adam olmuştur. Lokali dahi olmayan kulübün takımları çok kötü durumdayken St. Joseph, Robert College ve Kadıköy Numune Mektebi’nden toplanılan genç futbolcularla, kulübün genç takımları kurulmuş, bir nevi alt yapısını oluşturulmuştur. Bu atılım, başarısız geçen 2 yılın ardından Fenerbahçe’ye hiç yenilmeden ilk şampiyonluğunu getirmiştir.rnrnBu şampiyonluk ise, Fenerbahçe’ye yaşama gücü aşılamış ve kulüp Altıyol ağzında 2 odalı bir lokale kavuşmuştur. Balkan Savaşı nedeni ile yapılmayan 1912-1913 lig maçlarından sonra üst üste ve yenilmeden kazanılan 2 şampiyonluk, Fenerbahçe camiasını oluşturmaya başlamıştır. Fenerbahçemiz aynı zamanda 1914 senesinde tertiplenen Genç takımlar şampiyonluğunu da kazanmış ve 10 yıl içinde en çok şampiyonluk kazanmış takım olma unvanını alarak İngilizler tarafından verilen tarihsel şilti de almaya hak kazanmıştır.rnrnKurucular: Nurizade Ziya Songülen Bey, Osmanlı Bankası memurlarından Ayetullah Bey, Bahriye Mektebi talebesi Necip Okaner Bey, Hindli namıyla anılan Asaf Beşpınar Bey ve Enver Yetiker tarafından kurulmuştur.rnrnİlk Başkan: Nurizade Ziya SongülenrnrnRenkleri: Sarı LacivertrnrnAmblem: Fenerbahçe Kulübü’nün ilk amblemi, Fenerbahçe burnundaki ışık saçan beyaz feneri, renkleri ise sarı ile beyaz olmuştu. Ancak, kulüp mensupları bunu tatminkar bulmadıkları gibi, anlam bakımından da içinde bulunulan monarşi rejimini tehdit edici sayılabileceği endişesi ile kısa sürede iptal etti. 1910 yılında Fenerbahçeliler arasında resim çizmede maharetiyle tanınan futbolcu solaçık Hikmet (Topuz)’in çizdiği (bugünkü) amblem ise herkesin beğenisini kazandı ve kabul edilerek bugünlere kadar da ulaştı. İşte "sarı ve lacivert" ağırlık içinde olmak üzere 5 renkten oluşan amblem ve şu anlamları taşımaktaydı(*22) ; "FENERBAHÇE SPOR KULUBÜ 1907" yazılı beyaz yuvarlak çerçeve, temizlik ve açık yüreklilik ifadesiydi. Kırmızı fon ise, safiyet ve Fenerbahçeliler arasındaki sevgi ve bağlılığı belirtirken bu arada bayrağımızı da sembolize etmekte, ortadaki sarı renk Fenerbahçe için duyulan gıpta ve kıskançlığı, kalp şeklindeki lacivert renk asaleti temsil etmekteydi. Sarı lacivert renkler içinde yükselen palamut dalı Fenerbahçelilik güç ve kudretini sembolize etmekte, yeşil renk ise yükselen bu kudret için başarının gerekli olduğunu açıklamaktaydı. Böylece "milli renkler arasında doğan Fenerbahçe"nin, sarı ile lacivert renkler beraberindeki bu amblemi üyelerce de kabul gördüğünden, klişesi İngiltere’ye Manchester şehrine yollanmış ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bugünkü rozeti olarak ilk kez 1910 yılında yaptırılmıştı. Rozet; 1929 yılından itibaren üzerindeki eski Türkçe harfleri yeni Türkçe harflere bırakmış ve manada önemli etki yapmayacak ufak tefek değişikliklerle de günümüze kadar aynı şekli muhafaza ederek gelmiştir.

rnrn Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi rnrnKurulduğu günden bugüne moda ve sanatı ayrılmaz bir bütün olarak gören Vakko, Türkiye’de modanın, sanat ve diğer yaratıcı disiplinlerle bir araya geldiği ve birbirine değer kattığı süreçlere evsahipliği yaptı. Vakko, moda dünyasının yanı sıra sanat dünyasında da bir çok ilke imza attı. Bunlardan biri de ilk kez bir moda markası tarafından kurulan Kreatif Endüstriler Kütüphanesi oldu.rnrnTürkiye’nin en güncel ve kapsamlı sanat kütüphanesi olan ve 2012 yılında halkın kullanımına açılan Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi, bugün aralarında dünyanın en prestijli yayınevlerine ait özel edisyonlar ve kütüphaneye özel imzalı yayınların bulunduğu 15.000 kitap ve sürekli güncellenen basılı, dijital ve görsel arşiviyle, akademisyenlere, üniversite öğrencilerine, sanatçılara, sanat meraklılarına ve çeşitli ülkelerden Türkiye’yi ziyaret eden turistlere hizmet veriyor.rnrnVitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi hafta içi 10:00 - 17:30 arasında açık. İletişim: [email protected] randevu almak için.

İstanbul Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi rn Tarihçe rnrn Frerler Cemiyeti rnOkulumuz, 1860 yılında Fransa'nın Reims şehrinde Saint Jean-Baptiste de la Salle tarafından temelleri atılmış olan Fransız Rahipleri Cemiyeti'ne ("Frères des Ecoles Chrétiennes") bağlı bir kurumdur.rnrnSaint Jean-Baptiste de la Salle tarafından kurulan Frerler Cemiyeti (Lasalle Enstitüsü) Türkiye'ye ilk olarak 1841'de gelmiş ve İzmir ve İstanbul'da birer okul açmıştır. Halen 7.225 mensubu bulunan cemiyetin 84 ülkede 1800 okulu, 60.000 eğitimcisi ve 785.127 öğrencisi bulunmaktadır.rnrnOkul binasırnOkulumuzun temeli 1857 tarihinde (Hicrî 1274) Beyoğlu'nda, İmam Sokağında "Pensionnat Saint-Joseph" adıyla atılmıştır. 1864'te yer darlığından Moda'ya geçilmiş, binanın sahipleri tarafından satılması üzerine Beyoğlu'na dönülmüştür.rnrn rnrnMart 1864'te Sultan Abdulaziz'in zamanın Kadıköy Belediye Başkanı Emin Paşa'ya hitaben İrade-i Seniyesi'ni belirten fermanıyla, mektebin 3 hektarlık kendi arazisi üzerinde inşasına izin alınmıştır. Bu fermanın kaybolması üzerine, 1870 tarihli, yine Sultan Abdülaziz'in vezir Hüsnü Paşa'ya hitaben yazılan İrade-i Seniyesi'ni belirten fermanla inşaata başlanmıştır.rnrn rnrn1870 Haziran'ındaki Beyoğlu yangınından sonra Kadıköy'deki şimdiki okul binasının ilk temel taşı 16 Ağustos 1870'de konmuş ve aynı yılın 2 Kasım'ında, daha boyalar kurumadan derslere başlanmıştır. Bu ahşap bina taş temel üzerine kuruluydu ve iki katlıydı, fakat taraça ve üçgen çatısı ile bugünkü merkez binasına çok benziyordu. Planlar daha geniş bir bina için yapılmıştı ve okulun şöhretinin hızlı biçimde yayılması sayesinde artan ögrenci sayısıyla orantılı olarak bu genişleme çabucak gerçekleştirildi.rnrn rnrn1872'de bugünkü satranç odasını ve Lise Müdür Yardımcısı odasını kapsayan üç dört katlı güneydoğu kanadı yapıldı. "Dépense" ve revirde görülen iç pencereler bu binadan kalmıştır. Bu kanat, merkez binasından bir kat daha yüksekti.rnrn rnrn1874'te tamamlanan güneybatıdaki kanat, Türk Müdür Başyardımcısı odasıyla (eski öğretmenler odası) tiyatro salonunu kapsıyordu. Genişleme yeterli görülünce sıra teneffüslerde kullanılacak bahçelere geldi. 1875 ve 1876 yıllarında, biri güneybatı kanadının devamında, diğeri güneydoğuda olmak üzere halen kullanılan "Préau"'lar yapıldı. 1885'te bugünkü Caporal Evi (eski fizik laboratuvarı) lojman olarak inşa edildi ve 1888'de güneydoğu kanadı "Préau" ya kadar genişletildi.rnrn rnrnDenize açılan U harfi şeklindeki binanın ahşap merkezi, kanatlardakilerden bir kat eksikti. Bu geçici ana binanın yerine bir taş bina yapılmasına karar verildi. 1895'te, ana bina bir kat yükseltildi ve üç metre genişletildi.rnrn rnrn1900 yılında Saint-Joseph'te 300 yatılı öğrenci vardı. Binalar sağlam ve genişti. Yüzyılın başlangıcını ve 300üncü öğrencinin kayıt oluşunu kutlamak üzere tüm öğrencilerle vapurla boğazda Beykoz'a kadar bir gezi yapıldı.rnrn rnrnTicaret Enstitüsü'nün inanılması güç başarısırn1903'te kurulan Ticaret Enstitüsü, derslerin ciddiyeti ve mezunlarına iyi işlere yerleşme olanağı vermesiyle, büyük bir kitlenin başvurmasına yol açtı. Bu isteğe cevaben 1906'da Ticaret Enstitüsü için kuzeydoğudaki, 1907'de kuzeybatıdaki binalar inşa edildi ve 400üncü öğrenci şerefine yine bir boğaz gezisi yapıldı. Oyun bahçelerinin tanziminden sonra okul bugünkü şeklini aldı. Ticaret Enstitüsü'nün ünü Sofya'dan Bağdat'a kadar öylesine yayıldı ki, 1910'da Osmanlı Devleti'nin Ticaret Veziri İstanbul'da açtığı Yüksek Ticaret Okulu'nun programı ve teşkilatı bu Enstitü örnek alınarak geliştirildi.rnrn rnrnSaint-Louis okulurnYine aynı tarihte Haydarpaşa'da Saint-Joseph'in bir şubesi olan Saint-Louis (daha sonra Yeldeğirmeni Kemâl Atatürk Ortaokulu oldu) açıldı. Nihayet 1907'de kuzeybatı kanadının yapımıyla Saint-Joseph Lisesi'nin binası tam olarak meydana çıktı. Geriye 1inci kısmın Préau'sunu (sundurma) yeniden yapmak ve 2nci kısmın Préau'sunu inşa etmek kalmıştı.rnrn rnrnTabiat Bilgisi MüzesirnOkulun ünlü "Tabiat Bilgisi Müzesi"ni Frère Possesseur Jean ve Frère Paramont-Félix, yıllarca Türkiye'nin ve dünyanın her tarafından topladıkları böcek ve taş parçaları ile 1910'da kurdular. Günümüzde bu müzede 1200 çeşit taş ve maden ile 10000 çeşit böcek, kuş ve hayvan bulunmaktadır.rnrn rnrn1912'de Balkan Savaşında, zamanın Okul Müdürü şimdiki Caporal Evi'ni cepheden gelen yaralıların tedavisi amacıyla Kızılay'a tahsis etti. Frère'ler ve Soeur'ler buraya kurulan hastanenin Başhekimi Doktor Süreyya Paşa'ya yardım ettiler.rnrn rnrnPetit-Painrn1913'te mekanik fırın açıldı ve 1940 yılına kadar ekmek okulumuzda pişirildi. Gündüzlü ve yatılı her öğrenciye saat 16:00'da küçük bir francala ile bir parça çikolata verilmeye başlandı. Bu küçük ekmeğin (Petit-Pain) eski mezunların hatıralarında bıraktığı tatlı izden ötürü mezunlar gününe Petit-Pain adı verildi.rnrn rnrnYüksek Eğitim Enstitüsürn25 Eylül 1914' ten 1919 Şubat'ına kadar savaş sebebiyle okul "Yüksek Eğitim Enstitüsü" olarak kullanıldı.rnrn rnrnÖğrenci sayısırnKuruluşundan bugüne kadar okulumuzda öğrenim gören öğrencilerin sayısını kesin olarak tespit etmek olanaksızdır, çünkü 1. Dünya Savaşı esnasında okul boşaltıldığından 1920'den önceki evrak kaybolmuştur. Ancak 1922'den bu yana kayıt tutulabilmiştir. Okulumuzun, 1921 yılında 50., 1971'de 100., 1996'da 125. kuruluş yıldönümü kutlandı. Okulumuzun öğrenci sayısı zaman içinde 30-40 tan başlayarak 1000'e kadar çıktı. Yabancı ilkokulların kapatılması ve bu okulların geleceği hakkındaki tereddütler ile bir çok öğrenci Türk liselerine geçmeye başladı ve öğrenci sayısı 750 - 800'e düştü ve bu civarda devam etmekte.rnrn rnrnSaint-Joseph'te SporrnOkulumuzda 1975 yılına kadar 15 dakikalık teneffüslerde ve öğle teneffüslerinde voleybol ve basketbol oynanması zorunluydu.rnrn rnrnSaint-Joseph Lisesi, voleybol'da 1974'ten 1982'ye kadar aralıksız 9 yıl Türkiye Liseler Şampiyonu olmuştur. Ayrıca, Türkiye'nin 6 defa katıldığı Dünya Liselerarası Voleybol Şampiyonası'nda 5 kez Türkiye'yi temsil etmiştir. 1974'te İzmir'de 4.lük, 1976'da Hollanda'da Dünya Liseler Şampiyonluğu, 1978'de Belçika'da 3.lük, 1980'de İngiltere'de 10.luk, 1982'de Belçika'da 2.lik kazanmıştır. 1983'te yeniden İstanbul Liseler Voleybol Şampiyonluğu'nu elde ederek 10 kez üst üste şampiyon olarak kırılması güç bir rekora imza atmıştır.rnrnOkulumuzda halen bir çok spor etkinliği yapılmaktadır.rnrnSpor Bayramırn1935 yılına kadar her yıl, binlerce seyircinin katılımıyla Spor Bayramı yapılmıştır. Okul bandosu eşliğinde gerçekleştirilen bu oyun ve gösteriler büyük ilgi toplamıştır.rnrnOkul OrkestrasırnOkul orkestramız 1965 yılına kadar her yıl klâsik müzik konserleri vermiştir. Okul orkestrası 2009 yılında yeniden yaşama geçirilmiştir ve okul içi konserlerine devam etmektedir.rnrnGündüzlü eğitimrn1976-1977 öğretim yılına kadar Yatılı olan okulumuz bu tarihten itibaren Gündüzlü olmuştur.rnrn rnrnErkek Lisesi mi ?rn1987 yılına kadar Erkek Lisesi olan Saint-Joseph, o yıl kapılarını kız öğrencilere de açarak karma oldu ve ilk kız mezunlarını 1996'da verdi.rnrn rnrnEğitimin amacırnÖzel Saint-Joseph Fransız Lisesi Türk Millî Eğitim Bakanlığı'nın denetimi altında, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak öğretimini sürdürmektedir. Gayesi Türkiye'ye iyi vatandaş ve üniversitelere iyi öğrenci yetiştirmektir. Mezunları arasında ünlü askerler, politikacılar, profesörler, büyükelçiler, iş adamları, sporcular, yazarlar, sanatçılar ve üst düzey yöneticiler vardır.rnrn rnrnSaint-Joseph'te dayanışmarnGünümüzde, 1972 yılında kurulan Saint-Joseph'liler Derneği, 1992 yılında kurulan Saint-Joseph Lisesi Eğitim Vakfı ve Okul Aile Birliği okulumuzla dayanışma içinde Saint-Joseph Fransız Lisesi'ni daha iyiye ulaştırmaya çalışmaktadırlar. Saint-Joseph Lisesi Eğitim Vakfı 1998'de Özel Küçük Prens Anaokulu'nu, 1999'da da Özel Küçük Prens İlköğretim Okulu'nu açmıştır.rnrn

Zeplin Pub&Delicatessen rnrnİlklerin yeri olan, Moda’yı şenlendiren, unutulmaz muhabbetlerin yaşandığı, eşsiz tatlarla damakların şenlendiği, rahatça oturabileceğiniz meşhur bir barı vardır.rnrnModa’nın tadını çıkarabileceğiniz, her mevsim keyifle içeceklerinizi yudumlayabileceğiniz bir bahçe gibi balkonu vardır.rnrn“İyi ki Zeplin varmış…” dedirtecek, sizi uzun zamandır görmediğiniz dostlarınızla bir araya getirebilecek bir mahalle Pub’ıdır.rnrnBöyle şeyler yiyebileceğiniz, kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz, her Zeplin’de aynı lezizliğe sahip bir menüsü vardır.rnrnYeni şarkılar keşfedebileceğiniz geniş bir playlisti vardır.rnrnKolay bir adresi, her zaman ulaşabileceğiniz bir telefon numarası vardır.rnrn rnrn

Kadıköy Municipality’s Kadıköy Record Days begin on Saturday, September 9th. Plays, interviews and concerts will take place in the Days of Plates, which will take place in Moda on 9-10 September 2017. rnrnKadıköy Municipality's second edition of Kadıköy Record Days starts on Saturday, September 9th.rnrnKadıköy Plak Days will be held on September 9-10, 2017 at the Kadikoy Vocational and Technical Anatolian High School garden, aiming to bring together important recorders and record lovers of Istanbul, especially Kadıköy. There will be days of surprise signing in which the important recorders of Istanbul will stand.rnrnPlak Days, which took place in the past year and attracted great interest, will also have interviews and concerts this year. In the event, Murat Meriç will meet with music lovers on Saturday, September 9, with an interview entitled "History of the Country with Plates". Gaye Su Akyol will give a concert on Saturday evening.rnrnSunday 10th September Mustafa Özkent, Zafer Dilek "Usta İşi Plaklar", Mehmet Tez, Evrim Hikmet Öğüt, Yeliz "Where Analogy is Analog!" On Sunday evening, the concert will be accompanied by a concert by master artist Bülent Ortaçgil.rnrnMete Avunduk, Hakan Tamer and Ertan Kurt will perform DJ performances and different tunes to listeners for two days on the 2nd Record Days contributed by Radio Eksen.rnrnKadıköy Mayor Aykurt Nuhoglu said on September 9th that we are inviting everybody to talk to music and listen to music.rnrnPROGRAMrnrnSeptember 09, Saturday 2017rn13.00 Openingrn14.00 DJ Setrn16.00 Muhabbet / Murat Meriç "History of the Country with Plates"rn18.00 DJ Set / Mete Avundukrn20.00 Concert / Gaye Su AkyolrnrnSeptember 10, 2017rn13.00 Openingrn14.00 DJ Set / Hakan Tamar -Ertan Kurtrn16.00 Muhabbet / Mustafa Özkent, Zafer Dilek "Master Business Plates"rn18.00 Muhabbet / Where You Analogue!rnMehmet TezrnEvrim Hikmet ÖğütrnYelizrnrn20.00 ConcertrnBülent Ortaçgilrnrn* Content and visuals were taken from Kadıköy Municipality web page.rnrn** Tranlated from Googlenn 2. Kadıköy Record Days , Kadıköy'ün en önemli mekanlarından biridir.

Kadıköy Belediyesi, “Bir insan en son ne zaman bahsedilmekten vazgeçilirse, o zaman ölmüş sayılır” diyen Barış Manço’nun yaşadığı, eserlerini ürettiği evi yenileyerek bir müze-ev haline dönüştürdü. Öncelikle eşi Lale Manço, oğulları Doğukan Hazar ve Batıkan Zorbey ile birlikte Barış Manço denince akla gelebilecek birçok detay bir araya getirildi. Müzisyenin, sanatçı kimliğinin yanısıra farklı özelliklerini de yansıtan bir mekan oluşturuldu.rnrnManço Ailesi’nin özverili çabaları, Kadıköy Belediyesi öncülüğü ve Türkiye Halk Bankası’nın katkıları ile kültür ve sanat semti olan Kadıköy’e kazandırılan “Barış Manço Moda 81300” ile Barış Manço ismi Moda’daki evinde yaşamaya devam edecektir.rnrnTürkiye’nin adresini ezbere bildiği bu ev sayesinde, "Barış severler" özledikleri Barış Manço ile yeniden buluşurken onu hiç tanımayanlar ise tanışma fırsatı bulacaktır.rnrnHepinize "Barış" dolu bir gezi diliyoruz...

Dorock XL rnrnTürkiye’de İstanbul’un en köklü alternatif müzik mekanlarından Taksim Dorock, 2015 yazında yeni içeriği ve genişletilmiş konsepti ile “Dorock XL” ismiyle Kadıköy’de hayata geçti. Açıldığı günden bu yana binlerce İstanbullu’yu ağırlayan Dorock XL, kısa sürede şehrin en favori mekanları arasında ilk sıralardaki yerini aldı.rnrnİstanbul Kadıköy’ün en işlek caddelerinden birinde yer alan Dorock XL, her yaştan müşterisine 2000m2’lik dev alanında üç farklı konseptte hizmet veriyor.rnrnStage, Cafe&Bistro ve Baze E-Sports Cafe&Bar içerikleri ile haftanın 7 günü 08:00-04:00 saatleri arasında açık olan Dorock XL, müzik ve spor tutkunları için oldukça kapsamlı bir tesis.

Yeni Moda Eczanesi rnrnİçeriye girer girmez kokusuyla, görüntüsüyle ilacı ve hastalığınızı unutturan nadir bir eczanedir Yeni Moda Eczanesi. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden, Cumhuriyet'in kuruluşuna tanıklık eden eden eşyalardan ve ahşap mobilyalardan oluşuyor bu tarihi eczane. 1902 yılında Faik İskender Göksel tarafından kurulan Moda Eczanesi'ni günümüzde Melih Ziya Sezer işletiyor.rnrnMelih Ziya Sezer bu tarihi ezanenin kuruluşundan günümüze zaman tüneli yolculuğunu şu şekilde özetliyor; "Faik İskender Göksel İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 1901 mezunudur. Eczane ilk olarak 1902'de Eczane-i Saadet adıyla Kızıltoprak'ta kuruldu. 1928'de ise Moda'ya taşınmıştır. Harf devrimi ile birlikte "Moda Eczanesi" adını almıştır.rnrn"Faik İskender Bey 1935 yılında vefat ediyor ve eczacı olmayan oğlu yaklaşık 2 yıl kadar eczaneyi işlettikten sonra eczaneyi satışa çıkartıyor. Babam Halil Sezer de yine İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 1925 mezunu. Eczane satışa çıkartıldıktan sonra ise babam 1937 yılında eczaneyi satın alıyor".rnrn"Moda Eczanesi bizim satın almamaızın ardından 1937'den 1967'ye kadar yandaki bitişik binada yer aldı. 1967'de ise o binanın mütahite satılmasının ardından da varlığını şu anki binamızda devam ettirmektedir".

Moda Deniz Kulübü 8 Nisan 1935 Tarihinde Atatürk'ün talimatıyla denizciliğin, deniz sporlarının ve çağdaş yaşamın geliştirlmesi amacıyla kurulmuştur.rnrn76 yıldır bu ilkeler ve kuruluş amaçları doğrultusunda kültürel, sosyal ve sportif faaliyetlerde bulunarak, bu alanlardaki ulusal gelişime örnek olmakta ve seçkin üyelerine kaliteli, güvenli ve sıcak bir ortam sağlamaktadır.rnrnModa Deniz Kulübü sadece üyelerinin ve beraberinde getirdikleri misafirlerinin Tüzük ve İç Yönetmelik kurallarına tabi olarak kullanabildikleri bir Dernek'tir. Moda Deniz Kulübünün, sanat galerisi sergileri, konferanslar, çocuk tiyatroları, klasik müzik vb kültürel etkinlikleri belli kurallar çerçevesinde herkese açıktır. Balo Salonunda üye referansı veya kurumsal garanti ile 3. şahıslara ve kurumlara da düğün, nişan, iş yemeği vb catering hizmeti verilmektedir.

1928 den günümüze usta ellerden çıkan özel tatları ,kendi yorumuyla sunarak ,sadece damaklara değil gözlere de hitap eden Koço Restaurant zengin mönüsü ile dikkatleri üzerine çekiyor.rnrnHuzurlu ve keyifli bir ortamda vakit geçirmek isteyenlerin tek adresi olan Koço Restaurant mükemmel lezzetlerini size ve konuklarınıza üstün kaliteli servis anlayışı ile sunmaktadır.rnrn Misyon : rn-Kazanmış olduğumuz Müşteri memnuniyetini devam ettirmek,rn-Gıda güveliğini alanındaki tüm gelişmeleri takip etmek ve uygulamak.rn-Hijyen ve temizlik kurallarından taviz vermemek,rn-Mükemmeli yakalamak için yeniliklere açık olan şirket politikası ile kendimizi sürekli geliştirmek.rnrn Vizyon: rn-Bulunduğumuz sektörde kaliteyi ve insan sağlığını önemseyen müşterilerin vazgeçemeyeceği kuruluş olmak.

VAKKO Suadiye rnrn1934 yılında, Vitali Hakko'nun "Şen Şapka" adlı küçük dükkanıyla yola çıkan Vakko, günümüzde, Türkiye'de modanın en büyük söz sahibidir.rnrnVakko'nun tarihi, bir bakıma, Cumhuriyet sonrasındaki Türkiye'nin modernleşmesinin, batılı yaşam anlayışındaki estetik dönüşümlerin, şıklığın, lüksün, kısaca modanın tarihidir.rnrn rnrn VAKKO Kilometre Taşları rnrn1934 1934 tarihinde kuruldu.rnrn1937 Alber Hakko ‘’Şen Şapka’’ ya katılır.rnrn1948 Türkiye’de ilk kez eşarp üretimine başlanır.rnrn1962 Vakko Beyoğlu Mağazasırnrn1969 Vakko, Merter’de yeni fabrika binasına taşınır.rnrn1981 Anadolu Güneşirnrn1982 Vakko’nun genç ve popüler giyim markası Vakkorama hayata geçer.rnrn1990 Katia, V de Vakko ve Piu Piu adlı parfümleri ile Vakko, kendi parfümüne sahip moda markası olarak Türkiye’de bir ilke imza atar.rnrn2011 Vakko çok yönlü tasarım çizgisini iç mekanlara yeni markası Vakko Home ile taşımaya başlar.rnrn2010 Vakko Moda Merkezirn2009 Vakko, Vakkorama ve V2K designers Nişantaşı mağazaları yenilenir.rn2008 Yeni üretim merkezi Vakko Esenyurt’un açılışı gerçekleşir.rn2007 Vakkorama V2K, marka kimliğini V2K designers olarak yeniler.rn2006 New Yorklu ünlü moda tasarımcısı Zac Posen’ın Vakko’ya özel yorumladığı kreasyonlar Zac Posen @ Vakko etiketi ile buluşur.rnrn2004 Vakko Card ve Vakko Gift Card, Vakko dostları ile buluşur.rn1998 Vakko borsaya açılır.rn1997 Vakko Suadiye mağazası açılır.rn1994 Akmerkez Mağazası açılır.